<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>blog: houseofholy</title>
    <link>http://www.sosyomat.com/</link>
    <language>tr-tr</language>
    <ttl>40</ttl>
    <description>blog: houseofholy</description>
    <item>
      <title>Diyordum ki...</title>
      <description>&#350;imdi ben diyorum ki m&#252;sait oldu&#287;um ilk zamanda kendimle anlams&#305;z bir muhabbete girsem ve yerden yere vursam beni.. bir beni vursam yere bir de kendimi..
Yazas&#305;m var nice zamand&#305;r ama yal&#305;n olsun anlatacaklar&#305;m &#246;yle ki herkesler anlas&#305;n bir &#231;&#305;rp&#305;da dillendirdiklerimi..
Sade ya&#351;&#305;yoruz asl&#305;nda k&#246;y evindeki k&#305;r&#305;k kulplu fincanda i&#231;ilen orta &#351;ekerli kahve misali..
Devasa boyutlu kupalarda i&#231;ilen mide bozan bol kremal&#305; &#252;&#231;&#252; birarada kahvelere benziyoruz ya&#351;ananlar&#305; dillendirmeye geldimi..
Dinle ben, ne diyorum sana y&#305;llard&#305;r, s&#246;yle.. olur olmaz her s&#246;ylenene &#252;zme art&#305;k kendini..

&#350;imdi ben diyorum ki &#351;&#246;yle m&#252;sait bir anda &#305;l&#305;k bir anan&#305;n kuca&#287;&#305;na at&#305;versem kendimi&#8230;.
G&#246;zlerime bak&#305;nca akl&#305;m&#305; ba&#351;&#305;na getiren bir babadan okkal&#305; bir tokat yemeli..
Minderleri yanyana koyup &#252;st&#252; a&#231;&#305;k bir ev in&#351;a etmeli; oyuncak bebekleri yeni evime davet edip k&#305;r&#305;k su bardaklar&#305;yla &#231;ay ikram etmeli..
M&#252;sait oldu&#287;um ilk zamanda kar&#351;&#305;ma &#231;&#305;kan bir kedinin kuyru&#287;una bas&#305;p ka&#231;&#305;&#351;&#305;n&#305; izlemeli, gerekirse pe&#351;inden ko&#351;up, yakalay&#305;p &#246;z&#252;r dilemeli&#8230;
Dinle ben, ne diyorum sana aylard&#305;r, s&#246;yle.. yuvaya hasret duydu&#287;unda &#231;ekinmeden s&#246;ylemeli&#8230;

&#350;imdi ben diyorum ki t&#252;m saatleri atsam bir kenara ama zarar vermeden, k&#305;rmadan at&#305;versem hepsini..
sonra m&#252;sait oldu&#287;um bir zamanda akreple yelkovan&#305;n yerini de&#287;i&#351;tirmeli ve patrona uyuyakald&#305;&#287;&#305;m&#305; s&#246;ylemeli..
Patronun &#246;fkesini g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m anda &#8220;sen beni kovamazs&#305;n, ben istifa ediyorum&#8221; deyip istedi&#287;imde artiz olabildi&#287;imi g&#246;stermeli&#8230;
I&#351;e gitme tela&#351;&#305; ya&#351;amadan solu&#287;u bir lunaparkta al&#305;p g&#246;nl&#252;nce e&#287;lenmeli.. ertesi g&#252;n patrona gidip &#8220;ben bir e&#351;eklik ettim&#8221; dedikten sonra patronu yanaklar&#305;ndan &#246;pmeli..
Dinle ben, ne diyorum sana g&#252;nlerdir, s&#246;yle&#8230; zaman&#305;n nas&#305;l d&#246;nek oldu&#287;u hep bilinmeli..

&#350;imdi ben diyorum ki m&#252;sait bir zamanda, &#246;yle s&#305;radan bir ak&#351;am&#252;st&#252; bir mezarl&#305;&#287;&#305;n &#246;n&#252;nden g&#246;zlerimi kapay&#305;p ge&#231;meli&#8230;.
Bildi&#287;im t&#252;m dualar&#305; okumaya &#231;al&#305;&#351;&#305;rken arap&#231;a bilmedi&#287;imi hat&#305;rlay&#305;p korkudan alt&#305;ma etmeli&#8230;
Tan&#305;mad&#305;&#287;&#305;m bir evin &#246;n&#252;nde durup, zile bas&#305;p, &#8220;kim o&#8221; diyen kad&#305;na, &#8220;bir dost&#8221; deyip ka&#231;&#305;vermeli&#8230;
M&#252;sait oldu&#287;um bir zamanda kendimi kar&#351;&#305;ma al&#305;p, kendimden hesap sorabilmeli..
Dinle ben ne diyorum sana saatlerdir, s&#246;yle.. i&#231;inden ge&#231;enleri anla&#351;&#305;lma kayg&#305;s&#305; g&#252;tmeden bir &#231;&#305;rp&#305;da yaz&#305;ya d&#246;kmeli..

&#350;imdi ben diyorum ki hayat, m&#252;sait anlardan ibaret olabilmeli&#8230;
</description>
      <pubDate>Sun, 24 Aug 2008 20:13:30 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1935082-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1935082</link>
    </item>
    <item>
      <title>REDD</title>
      <description>&#199;&#246;kerken imparatorlu&#287;un ihti&#351;am&#305; 
bir kad&#305;n&#305;n &#246;fkesinden,
delili&#287;in haznesidir dolu olan inan&#231;la,
&#246;fkenin dostudur inan&#231;, yarenidir..
s&#305;rlar verilirken duvar deliklerinden,
kulaktan duda&#287;a s&#305;z&#305;verir meraklar..
kara b&#252;y&#252;d&#252;r yap&#305;lan,
nefesi kesilir, s&#305;k&#305;&#351;&#305;r y&#252;re&#287;i..
duvar delikleri saklar bu kez s&#305;rlar&#305;..
m&#252;h&#252;rlenir dudaklar, tutulur diller..
&#246;ylesine g&#252;venilmezdir ki 
her dostlukta para say&#305;klar ak&#305;llar&#8230;
sevgililer &#246;ld&#252;r&#252;l&#252;r, bedenler k&#305;ymetsizle&#351;ir..
&#246;l&#252;m kendi gelirse sevilendir, ye&#287;dir..
ba&#351;ka kollarda g&#246;z&#252; a&#231;&#305;k kopmakt&#305;r kaderi &#231;o&#287;unun,
diz boyu sefillik bile unutturamaz..
&#231;ok &#231;abuk yay&#305;l&#305;r s&#305;rlar burda,
masalm&#305;&#351; gibi anlat&#305;l&#305;r..

&#246;fke g&#252;nceleri yazarm&#305;&#351; bir adam,
her g&#252;n bir sat&#305;r daha &#246;fkelendiklerine..
g&#252;n gelmi&#351; defter dolmu&#351;, &#246;fkelenecek yer kalmam&#305;&#351;..,
okumu&#351; adam yazd&#305;klar&#305;n&#305; ve g&#252;lm&#252;&#351;&#8230;
ne bo&#351; &#351;eylere vakit ay&#305;rd&#305;&#287;&#305;na &#246;fkelenmi&#351; bu kez. 
Kendine ay&#305;rm&#305;&#351; son sayfay&#305;, kendine &#246;fkesini kusmu&#351;..
Hat&#305;rlamaya &#231;al&#305;&#351;t&#305;klar&#305; anlams&#305;zla&#351;anlarm&#305;&#351;.. 
Her g&#252;n biraz daha uzakla&#351;m&#305;&#351; k&#246;keninden,
Sava&#351;&#305;ndan kopmu&#351;, &#246;z&#252;nden ka&#231;m&#305;&#351;..
Imparatorlu&#287;u y&#305;kan &#246;fke,
Hayata bir ilmik atm&#305;&#351;, kesip atm&#305;&#351; zaman&#305;..
G&#246;mm&#252;&#351; defteri topra&#287;a ak&#351;am karanl&#305;&#287;&#305;nda..
Sabah bir a&#287;a&#231; bitivermi&#351; bah&#231;ede,
G&#246;lgesi bedeninden b&#252;y&#252;km&#252;&#351;..
G&#246;lgesi &#246;fkesinden b&#252;y&#252;km&#252;&#351;&#8230;
&#214;fkesi ruhundan b&#252;y&#252;km&#252;&#351;&#8230;.
</description>
      <pubDate>Wed, 20 Aug 2008 16:48:55 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1922135-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1922135</link>
    </item>
    <item>
      <title>Nora Lee'nin Balad&#305;</title>
      <description>Hi&#231; anlamad&#305;&#287;&#305; bir dilden konu&#351;uyordu adam, okuyam&#305;yordu dudaklar&#305;n&#305; Nora, zaten anlasa da anlatam&#305;yordu.. sadece dudaklar&#305;na bakard&#305; insanlar&#305;n ama ondan da &#246;nce g&#246;zlere. S&#246;ylenenler duyulmad&#305;&#287;&#305;nda g&#246;zlere bakmak gerek..g&#246;zler ele verir mi duygular&#305;?
Bazen, ama elbet birka&#231; ipucu b&#305;rak&#305;r g&#246;rebilenlere&#8230;

Nora g&#252;l&#252;msedi..adam bundan cesaret alarak konu&#351;maya devam etti, g&#252;l&#252;mseyi&#351;inden mutlak bir anlam &#231;&#305;karm&#305;&#351; olmal&#305;yd&#305;&#8230;..elini kald&#305;rd&#305; Nora, dudaklar&#305;na g&#246;t&#252;rd&#252;, i&#351;aret parma&#287;&#305;n&#305; burnunun ucundan yava&#351;&#231;a dudaklar&#305;na do&#287;ru kayd&#305;rd&#305; ve iki duda&#287;&#305;n&#305;n aras&#305;nda son verdi bu k&#252;&#231;&#252;k gezintiye. hafif&#231;e sallad&#305; parma&#287;&#305;n&#305; sa&#287;a sola..

Adam&#305;n y&#252;z&#252;ndeki &#351;a&#351;k&#305;n ifadeyi g&#246;r&#252;nce daha net anlatmas&#305; gerekti&#287;ini anlad&#305;. Cebinden bir ka&#287;&#305;t &#231;&#305;kar&#305;p 
&#8220;bay&#305;m ben sa&#287;&#305;r ve dilsizim&#8221; 
yazd&#305;..
utanm&#305;&#351; bir halde aya&#287;a kalkan adam ac&#305;yan bak&#305;&#351;lar&#305;na hakim olamayarak uzakla&#351;t&#305;..&#351;a&#351;k&#305;n suratlardan, ac&#305;yan g&#246;zlerden nefret ediyordu art&#305;k Nora.. ka&#231;&#305;nc&#305; mekand&#305; bu terketmek zorunda kald&#305;&#287;&#305;&#8230;. &#350;ehrin farkl&#305; yerlerinde defalarca banklar se&#231;mi&#351;ti kendine ama her defas&#305;nda d&#252;&#351;&#252;ncesiz biri gelip ac&#305;yan bak&#305;&#351;lar&#305;n&#305; &#252;st&#252;ne &#231;evirmi&#351;ti&#8230;.

&#199;antas&#305;ndan defterini &#231;&#305;kard&#305; ve aceleci hamlelerle yazmaya ba&#351;lad&#305;.. yazd&#305;&#287;&#305; her sayfay&#305; defterden kopar&#305;p yere at&#305;yor, sonra bir di&#287;erine yazmaya ba&#351;l&#305;yordu.. r&#252;zgar yoktu, her sayfa oturdu&#287;u bank&#305;n &#246;n&#252;nde birikiyordu.. yerdeki sayfalar &#231;o&#287;ald&#305;k&#231;a nora&#8217;n&#305;n sakinle&#351;mesi gerekti ama olmuyordu..

&#8220;ben dilsizim bay&#305;m&#8221;
&#8220;ben sa&#287;&#305;r&#305;m bayan&#8221;
&#8220;ben konu&#351;amam bayan&#8221;
&#8220;ben konu&#351;amam bay&#305;m, ben duyamam&#8221;

K&#305;zg&#305;nd&#305; uzun zamand&#305;r, soluksuzdu, utan&#305;yor ve art&#305;k &#351;a&#351;&#305;rm&#305;yordu..aya&#287;a kalk&#305;p &#231;evresine bak&#305;nd&#305;..tekmeler savurdu sayfalara..att&#305;&#287;&#305; hi&#231;bir tekmenin muhatab&#305; yoktu, nefretini y&#246;neltece&#287;i kimse de..g&#246;zlerine sahip olmal&#305;yd&#305; ve de akl&#305;na..&#231;antas&#305;n&#305; al&#305;p evine do&#287;ru y&#252;r&#252;meye ba&#351;lad&#305;..

Bo&#351;tu bank, sayfalar vard&#305; yerde, sayfalar&#305;n &#252;st&#252;nde ise &#231;amurlu ayak izleri..ka&#287;&#305;t getirmi&#351;ti adam sayfalarca ka&#287;&#305;t, anlatmak i&#231;in Nora&#8217;ya&#8230; onu hep bu bankta g&#246;rd&#252;&#287;&#252;n&#252;.. hapisten &#231;&#305;kt&#305;&#287;&#305; g&#252;nden beri Nora&#8217;y&#305; bu bankta izledi&#287;ini&#8230; onu sevdi&#287;ini&#8230;. 
ka&#287;&#305;tlar&#305; yere att&#305; adam&#8230;. haftalar sonra konu&#351;mak i&#231;in cesaretini nas&#305;l toplad&#305;&#287;&#305;n&#305;, hapiste ge&#231;en g&#252;nlerin ili&#351;kilerine nas&#305;l da ket vurdu&#287;unu&#8230;.. sonra Nora&#8217;ya anlatmak istediklerini..

Ertesi g&#252;n Nora &#351;ehrin ba&#351;ka bir bank&#305;na g&#246;&#231; etti, kimsenin onu bak&#305;&#351;lar&#305;yla bir s&#252;re de olsa rahats&#305;z edemeyece&#287;i ba&#351;ka bir banka..

Adam bekledi Noray&#305; ertesi g&#252;n, bir sonraki g&#252;n ve sonraki birka&#231; g&#252;n..
Nora ba&#351;ka bir bankta oturdu ertesi g&#252;n, bir sonraki g&#252;n ve daha sonraki birka&#231; g&#252;n&#8230;
</description>
      <pubDate>Sat, 19 Jul 2008 17:55:07 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1770450-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1770450</link>
    </item>
    <item>
      <title>&#214;ylesine Bir Gece</title>
      <description>
Kurgusu size ait &#231;&#252;nk&#252; &#246;yk&#252; yok, ili&#351;kinin bir ge&#231;mi&#351;i de..ortadan ba&#351;lay&#305;p sonlanmadan bitirildi ya da yar&#305;m kald&#305;..kad&#305;nla erke&#287;in bitmeyen kavgas&#305;na dair ya da sadece insana..
 
&#199;&#305;&#287;l&#305;klarla bezenmi&#351; yine de s&#305;radan olma &#231;abas&#305;nda bir gece.. nereden geldi&#287;i belli olmayan ac&#305; &#231;&#305;&#287;l&#305;klar.. bir bebe&#287;in a&#287;lay&#305;&#351;&#305;n&#305; ay&#305;rt etti kad&#305;n yar&#305; &#231;&#305;plak halde bulundu&#287;u yatakta.. y&#252;z&#252;n&#252; yast&#305;&#287;a g&#246;md&#252;, nefes al&#305;&#351;lar&#305; h&#305;r&#305;lt&#305;ya d&#246;n&#252;&#351;m&#252;&#351;t&#252; &#351;imdi; belli aral&#305;klarla tekrar eden keskin h&#305;r&#305;lt&#305;lar.. adam ise hala pencereden d&#305;&#351;ar&#305;y&#305; seyretmekteydi s&#305;rt&#305; odaya d&#246;n&#252;k, kad&#305;n&#305;n d&#252;nyas&#305;na d&#246;n&#252;k..

-	Gene o sesi mi duydun?
-	Nas&#305;l anlad&#305;n?
-	San&#305;r&#305;m bu kez ben de duydum..herhangi bir ses de&#287;il, ortak bir yank&#305; bu..
-	Ortak m&#305;? 
-	Neden kad&#305;nlar hi&#231; unutmaz?
-	Neden erkekler hep unutur gibi yapar asl&#305;nda &#231;ok iyi hat&#305;rlad&#305;klar&#305;n&#305;?
-	Belki de ac&#305; vermeyi bu denli sevmenizdir sebep..
-	Ac&#305; &#231;ekmeye bu kadar meyilli olman&#305;zd&#305;r belki de ger&#231;ek..
-	Oyun istemedim hi&#231; &#246;zellikle de kelimelerle..

Sokakta bir fahi&#351;enin belal&#305;s&#305;yla kavgas&#305;na &#351;ahit olur adam.. yine ayn&#305; fahi&#351;e, yine ayn&#305; adam ve bildik bir kavga..gece hala bilindik olma kayg&#305;s&#305; ta&#351;&#305;makta..

-	Kar&#351;&#305; oteldeki fahi&#351;e.. kavga ediyor her zamanki gibi.

Kad&#305;n yataktan kalk&#305;p giyinmeye ba&#351;lar..

-	erken de&#287;il mi?
-	ne kadar erken gidersem o kadar iyi de&#287;il mi?
-	yine de fazla erken sanki, her zamankinden..bak fahi&#351;eler hala d&#305;&#351;ar&#305;da..
-	seni tan&#305;masam endi&#351;elendi&#287;ini san&#305;rd&#305;m benim i&#231;in..
-	bu kadar ac&#305;mas&#305;z olma..
-	erkeklere &#246;zg&#252; duygu tav&#305;rlar&#305; kad&#305;nla&#351;t&#305;ramam asla..
-	vazge&#231;ti&#287;ini sanm&#305;&#351;t&#305;m..
-	seni incitmekten mi? asla&#8230;buna al&#305;&#351;man gerekti..madem yan&#305;mdas&#305;n..
-	yine de her defas&#305;nda&#8230; neyse..
-	beni taksiye kadar g&#246;t&#252;r&#252;r m&#252;s&#252;n?
-	Korkuyor musun?
-	Sadece bug&#252;n sokakta ayr&#305;lal&#305;m, veda &#246;p&#252;&#351;&#252;n&#252; k&#305;sa tutal&#305;m..rit&#252;elimizi yar&#305;m b&#305;rakal&#305;m..al&#305;&#351;kanl&#305;&#287;a d&#246;n&#252;&#351;mesin ya&#351;ad&#305;klar&#305;m&#305;z..

Adama hi&#231; dokunmadan k&#252;&#231;&#252;c&#252;k ruhsuz bir &#246;p&#252;c&#252;k kondurur kad&#305;n, tam alt duda&#287;&#305;na..adam ellerini ceplerine sokar, taksinin ard&#305;ndan k&#305;sa bir sure bakt&#305;ktan sonra bir sigara yakar ve ba&#351;ka bir taksiye durmas&#305; &#231;in i&#351;aret yapar. 

Hayatta ola&#287;an&#252;st&#252; olaylar pek g&#246;r&#252;lmez. Vedalar k&#305;sad&#305;r ve ili&#351;kiler dramatik &#351;ekilde sonlanmaz. Ba&#351;lar ve biter. Ya&#351;ananlar kar kal&#305;r yan&#305;n&#305;zda ve ya&#351;anmayanlar hep akl&#305;n&#305;zda..

nihayet engels dile&#287;ine kavu&#351;tu.. engels'e..</description>
      <pubDate>Fri, 11 Jul 2008 18:43:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1735889-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1735889</link>
    </item>
    <item>
      <title>Mor &#199;i&#231;ekler &#199;ok Pahal&#305;yd&#305; ve Ben Per&#351;embeleri &#199;al&#305;&#351;mak Zorundayd&#305;m</title>
      <description>Sabaha kar&#351;&#305; tam uykuya dalmak &#252;zereyken beynime giren dayan&#305;lmaz sanc&#305;lardan sonra kimliksiz onlarca c&#252;mle do&#287;urdum.. ardarda do&#287;dular yine de hi&#231;biri birbirine benzemiyordu.. hem&#351;ire &#252;stlerindeki kanlar&#305; &#231;abucak temizledi ve hepsini bir anda kuca&#287;&#305;ma verdi.. Bedeni k&#305;p&#305;rdamayan sadece g&#246;zlerini hareket ettirebilen bir fel&#231;linin &#351;a&#351;k&#305;n bak&#305;&#351;lar&#305;na sahiptim &#231;&#252;nk&#252; hepsi de ya&#351;&#305;yordu ve o kadar canl&#305;yd&#305;lar ki heyecandan duvara yasland&#305;m.. istemiyorum dedim korkuyla.. g&#252;n i&#231;inde u&#287;rad&#305;&#287;&#305;m say&#305;s&#305;z zihinsel tecav&#252;z&#252;n &#252;r&#252;n&#252;yd&#252; onlar&#8230;

Yine de anne olmak g&#252;zel olmal&#305;yd&#305;.. 
Bilmem, ben hi&#231; anne olmad&#305;m..
Sadece yeni do&#287;anlara yol a&#231;an bir t&#252;nel kaz&#305;c&#305;s&#305;, elinde levye bir hapishane ka&#231;k&#305;n&#305;yd&#305;m. 

Bir anda yataktan f&#305;rlad&#305;m, benim olmayan duygular&#305; n&#252;fusuma ge&#231;irmemdi istedikleri..
&#304;stemiyorum diye ba&#287;&#305;rd&#305;m hem&#351;ireye 3 kez &#231;&#305;&#287;l&#305;k &#231;&#305;&#287;l&#305;&#287;a..
&#304;stemiyordum..

Elime ge&#231;irdi&#287;im ilk nesneyi kap&#305;n&#305;n cam&#305;na f&#305;rlatt&#305;m, k&#305;r&#305;klar&#305;n yerde da&#287;&#305;l&#305;&#351;&#305;n&#305; izledim..
Nas&#305;l da bi&#231;imliydi her bir par&#231;a..
G&#246;z&#252;me kestirdi&#287;im en b&#252;y&#252;k cam par&#231;as&#305;n&#305; al&#305;p bo&#287;az&#305;ma dayad&#305;m..
E&#287;er hepsini &#231;ar&#351;afa sar&#305;p camdan atmazsa bo&#287;az&#305;m&#305; kesece&#287;imi s&#246;yledim..
Bir an g&#246;zlerim yerdeki kan damlalar&#305;na tak&#305;ld&#305;, sonra karn&#305;mdan s&#252;z&#252;len kan&#305; g&#246;rd&#252;m..
Karn&#305;ma saplanm&#305;&#351; par&#231;a, hi&#231; ac&#305;m&#305;yordu ama..

Bunun ad&#305; korku olmal&#305;yd&#305;; kendinden, do&#287;urganl&#305;&#287;&#305;ndan, heyecan&#305;ndan hatta solu&#287;undan..
Garip dedim&#8230;

Yatakta beni bekleyen yar&#305; kanl&#305; her bir c&#252;mleyi g&#246;rmek istiyordum &#351;imdi; bir hamlede hepsini kuca&#287;&#305;ma al&#305;p, cinsiyetlerine bakmadan onlara isim vermek; b&#252;y&#252;d&#252;klerinde hepsini bir t&#305;marhaneye kapat&#305;p her ay&#305;n ilk per&#351;embesinde mor &#231;i&#231;eklerle ziyaretlerine gitmekti tek iste&#287;im art&#305;k.

Olmad&#305;, mor &#231;i&#231;ekler &#231;ok pahal&#305;yd&#305; ve ben per&#351;embeleri &#231;al&#305;&#351;mak zorundayd&#305;m.

""gebereotu"" bu mor yaz&#305; senin renkli d&#252;nyana yaz&#305;ld&#305;...</description>
      <pubDate>Sun, 06 Jul 2008 15:41:30 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1712122-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1712122</link>
    </item>
    <item>
      <title>Bak Tuttum S&#246;z&#252;m&#252;</title>
      <description>Ta&#351; plak dinlermi&#351; gibiyim, h&#305;&#351;&#305;rt&#305;lar aras&#305;nda Ayten Alpman s&#246;yl&#252;yor: &#8220;kim bilir kim var yan&#305;nda?&#8221; Sonra yine kendisi cevap veriyor: &#8220;o giderse bile ben var&#305;m yan&#305;nda.&#8221; Ne var sanki, yalansa yalan..

S&#246;z verdimi bir kere tutmak gerek; zaten s&#246;zden ba&#351;ka neyimiz var ki verilecek&#8230;Belki bir selam, 3-5 kuru&#351; da bor&#231;.. &#350;imdi &#246;d&#252;yorum borcumu c&#252;mlelerle, tutuyorum bak s&#246;z&#252;m&#252;..

Saatlerin g&#252;ne&#351;le belirlendi&#287;i, zaman&#305;n &#305;&#351;&#305;&#287;a muhta&#231; oldu&#287;u; yak&#305;n say&#305;labilecek ama her daim uzak kalacak; el de&#287;memi&#351; ama fazlaca dolu insanla; i&#231; i&#231;e ama i&#231;i hep d&#305;&#351;&#305;yla dolu; y&#252;z y&#252;ze ama y&#252;z&#252; hep g&#246;ky&#252;z&#252;ne do&#287;ru.. 

Bug&#252;n Simone de Beauvoir&#8217;&#305; g&#246;rd&#252;m otob&#252;ste. Anlatacaklar&#305;m vard&#305; ona ama ba&#351;&#305;n&#305; kald&#305;rmad&#305; sayfalardan.. Neyse dedim, zaten ben de otob&#252;se hi&#231; binmemi&#351;tim&#8230;

Duvarda &#231;ikolata lekesi vard&#305;, koklad&#305;m ger&#231;ekten de &#231;ikolatayd&#305; ama ben bug&#252;n hi&#231; &#231;ikolata yememi&#351;tim..

Tan&#305;m&#305;yorum seni..Kimin &#231;ocu&#287;usun sen, kimin annesi..

Okuduklar&#305;n sadece yank&#305; yap&#305;yor kula&#287;&#305;nda biliyorum&#8230;&#304;stersen devam etme okumaya ama seni temin ederim bunlar anlams&#305;z de&#287;il sadece par&#231;alanm&#305;&#351; paragraflar&#8230; 

Yeni bir y&#252;zy&#305;l&#305;n e&#351;i&#287;inde kat&#305;ld&#305;&#287;&#305;m&#305;z her &#351;iir yar&#305;&#351;mas&#305;nda ikinci olmak kaderimiz&#8230;T&#252;h be yine ucundan ka&#231;&#305;rd&#305;k..

Kad&#305;nlar vard&#305; bir zamanlar, &#246;ylesine k&#305;r&#305;lgan, &#246;ylesine a&#287;lamakl&#305;; yar&#305; a&#231;&#305;k g&#246;&#287;&#252;sleri g&#246;ky&#252;z&#252;ne do&#287;ru sarkm&#305;&#351;..

Sevgi de&#287;il istikrard&#305; arad&#305;&#287;&#305;m&#305;z&#8230;Evli kalmaya, inan&#231;l&#305; olmaya, iyilik dilenmeye, beklemeye devam etmektir istikrar&#8230; Bir &#246;p&#252;c&#252;&#287;&#252;n veremedi&#287;i her &#351;eydir istikrar&#8230;

&#8220;Benim kalbim bir kerhaneden daha &#231;ok odaya sahip, ricardo&#8221;. 

Hayat&#305;mdan uzak durun, dokunmay&#305;n, her yerim k&#305;r&#305;l&#305;yor..

Ya&#351;l&#305; insanlar a&#351;k mektuplar&#305; yazmaz, evlenmez sadece k&#305;r&#305;l&#305;r&#8230; Gen&#231;ler de mektup yazmaz, ama onlar k&#305;r&#305;lmaz sadece dokunur..

Koklama sak&#305;n, bug&#252;n k&#305;r&#305;lm&#305;&#351; bir kad&#305;n gibi kokuyorum ve bu koku ge&#231;meyecek uzunca bir s&#252;re..

Minnie mouse&#8217;a
</description>
      <pubDate>Wed, 02 Jul 2008 20:16:03 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1694650-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1694650</link>
    </item>
    <item>
      <title>Kara Bir Deliksin Sen</title>
      <description>Yan yana y&#252;r&#252;yen insanlar&#305;n beden ve hareketlerindeki paralelli&#287;e dikkat ettiniz mi hi&#231;? 
Birliktelik benzerlik yarat&#305;r, yaln&#305;zl&#305;k ise &#246;zg&#252;nl&#252;k..
Yaln&#305;zl&#305;&#287;&#305;n k&#305;ymetini en az benim kadar iyi bilen ""tatar ramize"" ye adanm&#305;&#351;t&#305;r bu yaz&#305;..

Anla&#351;&#305;lmaz bir sanc&#305;yla a&#231;ars&#305;n g&#246;z&#252;n&#252; g&#252;ne.. K&#305;vran&#305;rs&#305;n oldu&#287;un yerde&#8230;. Midende de&#287;il sinir h&#252;crelerindedir sanc&#305;&#8230; Tavana bakars&#305;n uzunca bir s&#252;re ve tavan yava&#351;&#231;a al&#231;al&#305;r &#252;zerine do&#287;ru&#8230;. Her g&#246;z k&#305;rp&#305;&#351;&#305;nda biraz daha yak&#305;nla&#351;t&#305;&#287;&#305;n&#305; hissedersin ama bir tek bu yak&#305;nla&#351;ma korku vermez sana&#8230;.

Duvarlarda garip &#351;ekilli karart&#305;lar belirir&#8230;Hastas&#305;na verece&#287;i sakinle&#351;tiricileri belirlemeye &#231;al&#305;&#351;an bir psikologun deney hayvan&#305;s&#305;nd&#305;r &#351;imdi&#8230;. M&#252;rekkep damlalar&#305; ve nesli t&#252;kenmi&#351; hayvan &#351;ekilleriyle kapl&#305; duvar&#305; buru&#351;turup atars&#305;n ka&#287;&#305;t misali&#8230;.
Nerde misin &#351;imdi? 
Bulundu&#287;un yer tam olarak yaln&#305;zl&#305;&#287;&#305;n dibi.. 

Tanr&#305;n&#305;n yar&#305; bayg&#305;n kobay&#305;, hayat&#305;n kara lekesisin&#8230;. Zaman&#305;n seni &#231;i&#287;neyip t&#252;k&#252;rmesine izin vermeyecek kadar gururlu olu&#351;undur sebep&#8230; Sen bir kara deliksin ve kafandaki kraterin &#231;ap&#305; tahmin edemeyece&#287;in kadar b&#252;y&#252;k.. 

K&#305;rm&#305;z&#305; d&#252;z &#231;izgiler var v&#252;cudunu 42 e&#351;it par&#231;aya b&#246;len.. Her par&#231;an ayr&#305; bir saat diliminde ya&#351;ar&#8230;.Ekvator &#231;izgisi g&#246;bek deli&#287;inden ge&#231;er ya da ge&#231;ti&#287;i varsay&#305;l&#305;r&#8230;.alt bedenle &#252;st bedenin aras&#305;nda mevsim farkl&#305;d&#305;r&#8230;&#220;st&#252;n son yaz&#305; ya&#351;arken alt&#305;n ilk k&#305;&#351;ta debelenir&#8230;bahar hi&#231; u&#287;ramaz bu co&#287;rafyaya&#8230;   

&#304;tiverirsin uzanan elleri&#8230;Yaln&#305;zl&#305;&#287;&#305;n&#305; payla&#351;acaklarm&#305;&#351;, g&#252;ler ge&#231;ersin&#8230;Ne de olsa ""yaln&#305;zl&#305;k kutsald&#305;r"" ve her &#231;a&#287;da kutsanmal&#305;d&#305;r&#8230;

Eflatun bir kara deliksin sen..&#304;lk k&#305;&#351;ta turkuaz bir &#246;l&#252;mle dirilmeli, her sabah yeniden &#246;lmeli sonra her gece yal&#305;nl&#305;&#287;&#305; kutsamak ad&#305;na kald&#305;rmal&#305;s&#305;n uyu&#351;uk bedenini&#8230;.

&#220;zerindeki &#231;iziklere ald&#305;rma&#8230;Hislerin yolunu bulmas&#305; i&#231;in kaz&#305;lm&#305;&#351; vadilerdir onlar&#8230;

Dedik ya kara bir deliksin sen; &#231;evrendeki hi&#231;bir g&#246;r&#252;nt&#252;y&#252; yutamayacak kadar kendi varl&#305;&#287;&#305;n&#305; yutmakla me&#351;guls&#252;n..
</description>
      <pubDate>Fri, 27 Jun 2008 15:50:22 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1667937-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1667937</link>
    </item>
    <item>
      <title>Kab&#305;z Hisler Mevsimi</title>
      <description>Yazmak i&#231;in hep bir bahane arad&#305;m. Bir &#351;ark&#305; duyup ya da bir kitab&#305;n &#246;yk&#252;s&#252;ne kap&#305;l&#305;p, kim bilir belki de bir filmin b&#252;y&#252;s&#252;nde veyahut da &#351;ahit oldu&#287;um bir olay&#305;n s&#305;radan g&#246;r&#252;nen ilgin&#231;li&#287;inde yazma iste&#287;i buldum&#8230;..
Elime kalemi ald&#305;&#287;&#305;mda zorlanmad&#305;m hi&#231;.. Aral&#305;klar&#305; do&#287;ru se&#231;ti&#287;imde kelime krizlerine girmedim&#8230;
Ama mutlaka bir &#351;ark&#305;yd&#305; beni koparan &#231;evremden.. &#199;evreyi dinlerken yazamazs&#305;n, en fazla izlersin bir s&#252;re sonra t&#305;kay&#305;p kula&#287;&#305;n&#305; d&#305;&#351; d&#252;nyaya, sende dillendirdi&#287;i sese kulak verirsin..
Kafiyeye tak&#305;ld&#305;m, itiraf ediyorum bazen gere&#287;inden &#231;ok.. &#199;ark&#305;na yand&#305;&#287;&#305;m d&#252;nyan&#305;n di&#351;lerine tak&#305;lmadan bir halk ozan&#305; edas&#305;yla d&#246;keyim dedim g&#246;r&#252;p de dikkat etmediklerimizi sat&#305;rlar&#305;ma..
Beceremedim &#231;o&#287;u zaman.. S&#305;radanla&#351;t&#305;m&#8230;
Tutars&#305;z paragraflar, niyetsiz dizeler yazd&#305;m.. 
Eksiklik vard&#305; ama neydi bulamad&#305;m&#8230; Bendeki, bana ait eksi&#287;i ba&#351;kas&#305; belki g&#246;r&#252;r sand&#305;m..
G&#246;zlerimiz sadece &#351;ekil hatalar&#305;na tak&#305;ld&#305;..Tak&#305;ld&#305; g&#246;zlerimiz ve hep &#351;ekilde kald&#305;&#8230;

&#350;imdi oturmu&#351; bir a&#287;a&#231; dibinde neyi kime anlat&#305;yorum tasas&#305; ta&#351;&#305;madan konu&#351;uyorum kendi kendimle&#8230;. A&#287;aca t&#252;nemi&#351; g&#252;vercinin yan&#305; ba&#351;&#305;ma pislemesini umursamadan&#8230;En rahat anlar&#305;m&#305; bir g&#252;vercinin pisli&#287;i y&#252;z&#252;nden heba edemeyecek kadar &#231;ok seviyorum yazmay&#305;&#8230; 
&#199;&#252;nk&#252; her mevsim kab&#305;zl&#305;&#287;&#305; gidermenin tek yolu bu ve ben ez fazla 3 g&#252;nde bir kab&#305;z olurum.. 
</description>
      <pubDate>Mon, 23 Jun 2008 19:56:59 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1647293-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1647293</link>
    </item>
    <item>
      <title>Saraydan K&#305;z Ka&#231;&#305;rma</title>
      <description>Bu yaz&#305;n&#305;n ortaya &#231;&#305;kmas&#305;nda katk&#305;s&#305;ndan dolay&#305; ""lostmentality"" ye te&#351;ekk&#252;r ederim.. senin olsun bu yaz&#305; sevgili lostmentality..

Kap&#305;y&#305; &#231;ekip &#231;&#305;karken bir kez daha bakt&#305; duvarlara, camlara, masan&#305;n yan&#305;nda duran k&#252;&#231;&#252;k kavanoza, teki kaybolmu&#351; terli&#287;ine, raflar&#305; dolduran kal&#305;n kitaplar&#305;na&#8230;.
En &#231;ok da okuyamad&#305;&#287;&#305; kitaplar&#305; ard&#305;nda b&#305;rakmaktan &#252;z&#252;nt&#252; duydu&#8230;. D&#246;ner belki geri kitaplar&#305;n&#305; &#246;zlerse&#8230;.Mor ojelerini s&#252;rm&#252;&#351;t&#252; yine, en sevdi&#287;ini&#8230;.K&#305;rm&#305;z&#305;y&#305; hal&#305;n&#305;n kenar&#305;na b&#305;rakm&#305;&#351;t&#305;&#8230;.
Giderken en sevdiklerini al&#305;rd&#305; yan&#305;na. En sevdi&#287;i oje, kitap, ayakkab&#305;, elbise, film, &#231;akmak, toka, &#231;orap, kalem ve defter.. En sevdikleri yan&#305;nda olsun ki b&#305;rakt&#305;klar&#305;n&#305; &#246;zlemesin..

Tam kap&#305;y&#305; &#231;ekmek &#252;zereyken en &#231;ok sevdi&#287;i &#351;eyin yan&#305;nda olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; fark etti&#8230;&#304;&#231;eri girmekten korktu ki zaten zorlukla &#231;&#305;kabilmi&#351;ti..ama o olmadan giderse muhakkak almak i&#231;in yar&#305; yoldan d&#246;necekti&#8230;Hadi art&#305;k karar ver dedi.. Vakit kayb&#305;yd&#305; d&#252;&#351;&#252;nmeye harcad&#305;&#287;&#305; her an&#8230;

Kom&#351;usunun a&#231;&#305;k penceresinden gelen yemek kokusunu i&#231;ine &#231;ekti&#8230;.Galiba bu kokuyu &#246;zlemeyecekti, &#246;zlememi&#351;ti hi&#231;bir ayr&#305;l&#305;&#287;&#305;nda&#8230;. 

Osmanl&#305; motifleriyle s&#252;sl&#252; duvar hal&#305;s&#305;na tak&#305;ld&#305; g&#246;z&#252;.. Y&#305;llard&#305;r bu evde onunla ya&#351;ayan..Yata&#287;&#305;n duvar taraf&#305;nda olmay&#305; sevdi&#287;i i&#231;in, kavga etmeyi sevdi&#287;i i&#231;in, s&#305;rt&#305;n&#305; d&#246;n&#252;p uyur numaras&#305; yapmay&#305; sevdi&#287;i i&#231;in, uyuyor numaras&#305; yaparken bu hal&#305;y&#305; seyretti&#287;i i&#231;in, g&#246;z&#252;n&#252; kapatt&#305;&#287;&#305;nda bile en ince ayr&#305;nt&#305;s&#305;na kadar hat&#305;rlad&#305;&#287;&#305; i&#231;in yoklu&#287;unu hissetmedi&#287;i tek &#351;ey bu hal&#305; olmu&#351;tu..

Ellerinde kahve fincan&#305; olan &#252;&#231; cariye kar&#351;&#305;l&#305;kl&#305; g&#252;lmekteydi birbirine.. &#199;ok keyifli bir sohbetin yan&#305;nda i&#231;ilen kahve gibi karanl&#305;kt&#305; d&#305;&#351;ar&#305;s&#305;..&#304;&#231;eride ise yanan gaz lambas&#305; &#305;&#351;&#305;&#287;&#305;nda &#252;&#231; cariye, a&#287;&#305;zlar&#305;n&#305; &#246;rten incecik ipek &#246;rt&#252;lerin arkas&#305;ndan saray&#305;n gizli haberlerini g&#252;ya f&#305;s&#305;lda&#351;arak ama g&#252;l&#252;mseyerek birbirine aktar&#305;yordu&#8230;Cariyelerden biri mor bir &#246;rt&#252;yle kapat&#305;yordu a&#287;z&#305;n&#305;.. En &#231;ok onu severdi bu benzerlik y&#252;z&#252;nden&#8230;.

Saatine bakt&#305;, gece yar&#305;s&#305; olmak &#252;zereydi.. Biraz daha oyalan&#305;rsa gitmek i&#231;in ge&#231; kalacakt&#305;..Yata&#287;&#305;n &#252;zerinde onu g&#246;rd&#252;, her gidi&#351;inde geri d&#246;nmesini sa&#287;layan &#351;eyi..Acele etmeliydi..H&#305;zl&#305; ad&#305;mlarla i&#231;eriye girdi ve yata&#287;&#305;n &#252;zerindeki anahtar&#305; ald&#305;.. En sevdi&#287;i &#351;eyi..Ard&#305;na hi&#231; bakmadan kap&#305;y&#305; &#231;ekti..

Her gece sigara almak i&#231;in bakkala giderken ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; bu duygu yo&#287;unlu&#287;unu ne &#231;ok sevdi&#287;ini bir kez daha fark etti..Ellerini cebine sokup ko&#351;ar ad&#305;mlarla 200 metre &#246;tedeki bakkala y&#246;neldi.. 
</description>
      <pubDate>Thu, 19 Jun 2008 16:04:09 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1628614-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1628614</link>
    </item>
    <item>
      <title>Makas ve &#304;nsan</title>
      <description>Yaral&#305; bir k&#305;z &#231;ocu&#287;u,
Ba&#351;&#305;ndan..
K&#305;rm&#305;z&#305; kan&#305; aln&#305;nda yer etmi&#351;..
Yan&#305;ndaki anne mi yoksa baba m&#305;
Ay&#305;rt edemedim..

Bitlenince keserler ya &#231;ocuklar&#305;n sa&#231;&#305;n&#305;,
E&#287;ri, b&#252;&#287;r&#252; ve &#246;zensiz..
Yanl&#305;&#351; bir makas hamlesi,
Y&#246;n&#252;n&#252; &#351;a&#351;&#305;rmazd&#305; oysa ki..
K&#305;z&#305;n sa&#231;&#305;na bitler gecekondu kurdu diye,
Annesi ya da babas&#305; alm&#305;&#351; eline makas&#305;..

Dedim ya y&#246;n&#252;n&#252; &#351;a&#351;&#305;rm&#305;&#351;,
G&#246;z&#252; d&#246;nm&#252;&#351; makas u&#231;lar&#305;..
Bakmay&#305;n &#246;yle masum durdu&#287;una,
Duru&#351;u ancak de&#287;ince kanat&#305;rm&#305;&#351;
Makas&#305;n g&#246;zleri hala kana boyal&#305;,
A&#287;lamaz &#231;ocuk,
Anlad&#305;m annesi yan&#305;ndaki..

K&#305;z titriyor korkudan,
Sabit bak&#305;&#351;lar&#305; yere do&#287;ru y&#246;nelmi&#351;.
Donup kalm&#305;&#351; annesi,
Avu&#231;lar&#305;nda ba&#351;&#305;,
Makas tutar, yanar parmaklar&#305;..

Ka&#231;mal&#305; buralardan,
Kimsenin anne olmad&#305;&#287;&#305;, 
&#199;ocuk do&#287;urmad&#305;&#287;&#305; yerlere..
Ka&#231;mal&#305; pasl&#305; makaslar diyar&#305;na.
Pasl&#305; makaslar&#305;n h&#252;k&#252;m s&#252;rd&#252;&#287;&#252;,
Sivri u&#231;lar&#305;n kanatmad&#305;&#287;&#305; d&#252;nyaya.

K&#252;&#231;&#252;&#287;&#252;n ba&#351;&#305;na dokundum,
E&#287;ilip &#246;pt&#252;m aln&#305;ndaki kan&#305;..
Donuk bak&#305;&#351;l&#305; kad&#305;n&#305;n elinden makas&#305; ald&#305;m.
Cinayet aletini, 
Al&#305;p &#231;antamdan koydum i&#231;eri.
</description>
      <pubDate>Mon, 16 Jun 2008 22:42:32 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1616561-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1616561</link>
    </item>
    <item>
      <title>Tezer &#214;zl&#252;'n&#252;n An&#305;s&#305;na</title>
      <description>http://www.gaxxi.com/anarkotopia/anarkotopia/gorsel/dosya/1170448151tezerozlu.jpg

tiz bir piyano sesi
zay&#305;f&#231;a,yorgun bir kad&#305;n sahnede.
a&#287;&#305;r dudak ve dil hareketleri,
her an y&#305;k&#305;lacakm&#305;&#351; gibi,
&#351;ark&#305; bitmeden daha,

kavga eden bir &#231;ift &#246;nlerde bir masada,
ama &#351;ark&#305;c&#305;n&#305;n g&#246;z&#252; a&#231;&#305;l&#305;p kapanan kap&#305;da. 
k&#305;zg&#305;nl&#305;ktan y&#252;z&#252;&#287;&#252;yle oynayan bir kad&#305;n,
haketmemi&#351; yap&#305;lanlar&#305;,&#246;yle diyor
g&#246;z&#252;nde bir se&#287;irtme,
masaya yakla&#351;maya korkuyor garson,
kad&#305;n&#305; sakinle&#351;tirmeye &#231;al&#305;&#351;makta adam,

kad&#305;n hala sahnede ve hala d&#252;&#351;medi,
piyano sesi yava&#351; ad&#305;mlarla dolduruyor salonu,
bacak bacak &#252;st&#252;ne atm&#305;&#351;
bir aya&#287;&#305;n&#305; sakince sall&#305;yor k&#305;z &#231;ocu&#287;u.
&#351;ark&#305;c&#305;n&#305;n k&#305;z&#305; belli,
annesini izliyor hayranl&#305;k dolu bak&#305;&#351;larla,
hep ayn&#305; tonda ilerleyen bir &#351;ark&#305;,
ilk defa duyuyorum sanki
oysa yabanc&#305; de&#287;il ama s&#246;zleri u&#231;up gitmi&#351;..

kad&#305;n aya&#287;a kalkt&#305;,
&#231;antas&#305;n&#305; al&#305;p h&#305;zla uzakla&#351;t&#305;.. 
masada yaln&#305;z kalan adam &#351;ark&#305;c&#305;ya bakt&#305;. 
o ana kadar &#351;ark&#305;y&#305; duymam&#305;&#351;t&#305;.
&#231;evreye ne kadar yabanc&#305; kal&#305;yoruz bazen.
bizden ayr&#305; ilerleyen ya&#351;amlara..
g&#246;zlerini kapat&#305;p derin bir nefes ald&#305;..

&#351;ark&#305; bitti,
alk&#305;&#351;a l&#252;zum g&#246;rmeyenlerdenim..
ac&#305;mas&#305;zl&#305;k m&#305; bu,
k&#252;&#231;&#252;k k&#305;z alk&#305;&#351;layanlara bakt&#305;,
o benim annem der gibi,
k&#305;z&#305;n bak&#305;&#351;lar&#305;n&#305; alk&#305;&#351;lad&#305;m a&#287;&#305;rdan,
daha da yoruldu kad&#305;n,
bir adamla g&#246;z g&#246;ze geldiler,
hafif&#231;e ba&#351;&#305;n&#305; e&#287;di,
zorlama bir g&#252;l&#252;mseme g&#246;nderdi adama..

duman burnumu yakmaya ba&#351;lad&#305;,
di&#287;er &#351;ark&#305;n&#305;n ba&#351;lamas&#305;n&#305; beklemeden,
kendimi soka&#287;a att&#305;m..
kula&#287;&#305;mda hala ayn&#305; &#351;ark&#305; &#231;al&#305;yor,
tik tak tik tak tik tak
piyano sesi de&#287;il bu..
cama vuran bir ku&#351;un intihar giri&#351;imi..
beni g&#246;r&#252;nce vazge&#231;ti &#246;lmekten..
&#246;lmek en mahrem eylemdir,
g&#246;r&#252;lmesin ama bilinsin isteriz..
notlar, ipu&#231;lar&#305;, mektuplar b&#305;rak&#305;r&#305;z..

tezer i &#246;zl&#252;yorum..
yazd&#305;klar&#305;n&#305; okumaya ba&#351;lamak d&#246;n&#252;m noktas&#305;yd&#305;..
her c&#252;mlesi i&#351;ledi beynime, 
onun intihar takibi, b&#246;ld&#252; hayat&#305;m&#305; ikiye..
&#305;ss&#305;z bir gece kul&#252;b&#252;n&#252;n narin &#351;ark&#305;c&#305;s&#305;yd&#305; o..
okuyucular&#305;n&#305; ba&#351;&#305;yla selamlayan,
alk&#305;&#351;a l&#252;zum g&#246;rmeyen..
siyah beyaz bir foto&#287;raf&#305;n,
en &#246;nde ortalar&#305;nda ayakta duran,
asi ve yaln&#305;z kad&#305;n&#305;yd&#305; o...</description>
      <pubDate>Mon, 09 Jun 2008 08:31:10 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1584838-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1584838</link>
    </item>
    <item>
      <title>B&#252;y&#252;k &#199;irkin Adamlara</title>
      <description>K&#305;z &#231;ocuklar&#305; herkesten daha yak&#305;nd&#305;r aldat&#305;lmaya, kand&#305;r&#305;lmaya; etraf b&#252;y&#252;k adamlarla doludur ve k&#305;zlar k&#252;&#231;&#252;kt&#252;r daha. Ama b&#252;y&#252;kler, koca koca adamlar, gelece&#287;in kad&#305;nlar&#305; olarak g&#246;r&#252;r onlar&#305;. 

Arkada&#351;&#305;yla oynamaya gider k&#305;z &#231;ocu&#287;u&#8230;. Arkada&#351;&#305;n&#305;n babas&#305; oyunlar&#305;na dahil olur hep&#8230; Onlar oynarken evde kal&#305;r nedense, annesi ise hep d&#305;&#351;ar&#305;da olur&#8230;.. Adam, her seferinde kuca&#287;&#305;na oturtur k&#305;zlar&#305;, salyalar ak&#305;tarak &#246;per onlar&#305;&#8230; &#214;pt&#252;k&#231;e y&#252;z&#252; de&#287;i&#351;ir, daha bir &#231;irkin olur ifadesi, nefesi kokar&#8230;&#8230; K&#305;zlar anlamaz neden b&#252;t&#252;n oyunlar&#305;n&#305;n adam&#305;n kuca&#287;&#305;nda sonland&#305;&#287;&#305;n&#305;&#8230;&#8230;. Kulaklar&#305;na ay&#305;p s&#246;zc&#252;kler f&#305;s&#305;ldar adam, ay&#305;p oldu&#287;unu erkeklerin k&#252;f&#252;rlerinden bilirler ama neden ay&#305;p oldu&#287;una dair yoktur fikirleri&#8230;&#8230;.. K&#305;zlar bebeklerle oynamak istedik&#231;e, adam &#305;srar eder birbirlerine dokunmalar&#305; i&#231;in&#8230;&#8230;.. Arkada&#351;&#305;n&#305;n d&#252;md&#252;z g&#246;&#287;s&#252;ne dokunur k&#305;z; utan&#305;r arkada&#351;&#305; dokunduk&#231;a, g&#252;ler&#8230;&#8230;&#8230; Adam&#305;n i&#287;ren&#231; bak&#305;&#351;lar&#305; &#252;stlerindedir&#8230;. G&#246;z g&#246;ze gelir adamla&#8230;&#8230; Bo&#351;lu&#287;a bakar gibi bakar k&#305;z&#8230;. Bo&#351;luktur g&#246;rd&#252;&#287;&#252; asl&#305;nda, kapkara &#231;irkin bir bo&#351;luk&#8230;. Sapsar&#305; di&#351;lerini g&#246;r&#252;r bir ara s&#305;r&#305;tan adam&#305;n&#8230;. Gitmek, ka&#231;mak ister can&#305; ama nas&#305;l s&#246;yleyece&#287;ini bilemez&#8230;.. Hem oyunlarda m&#305;z&#305;k&#231;&#305;l&#305;k yapmak yak&#305;&#351;&#305;k almaz. 

Oyun bitti&#287;inde &#8220;aram&#305;zda kalacak de&#287;il mi&#8221; der o kocaman adam, iyi anlar &#231;ocuklar&#305;n dilinden; &#351;eker alaca&#287;&#305;n&#305; eklemeyi de unutmaz.
 
Eve d&#246;nd&#252;&#287;&#252;nde bebe&#287;ini kuca&#287;&#305;na al&#305;r ve sevmeye ba&#351;lar k&#305;z&#8230;. Hi&#231; sesini &#231;&#305;karmadan bir k&#246;&#351;ede sar&#305; sa&#231;lar&#305;n&#305; tarar bebe&#287;inin usulca&#8230;&#8230;&#8230; Tarak darbeleri git gide h&#305;zlanmaya ba&#351;lar&#8230;&#8230; K&#305;z tarad&#305;k&#231;a bebe&#287;in sa&#231;lar&#305; d&#246;k&#252;l&#252;r tutam tutam &#8230;&#8230;.. Sar&#305; naylon sa&#231;larla dolar tarak&#8230;. Soluk solu&#287;a kalm&#305;&#351;t&#305;r k&#305;z, kalan birka&#231; tutam sa&#231;&#305; da elleriyle kopar&#305;r&#8230;&#8230; Soluklar&#305; yava&#351;lamaz bir t&#252;rl&#252;.

Oyunca&#287;&#305;na zarar verdi&#287;ini g&#246;ren annesi bir tokat atar k&#305;za&#8230;.. Kendisine sunulanlar&#305;n k&#305;ymetini bilmedi&#287;i i&#231;in bir daha oyuncak almayaca&#287;&#305;n&#305; s&#246;yler&#8230;&#8230;.. Di&#287;er &#231;ocuklardan farkl&#305; oldu&#287;u i&#231;in cezaland&#305;r&#305;r onu.

Bir damla ya&#351; akmaz g&#246;z&#252;nden k&#305;z&#305;n&#8230; Bilir ki a&#287;lamaya ba&#351;larsa, b&#252;t&#252;n b&#252;y&#252;kler de a&#287;layacakt&#305;r ard&#305;ndan.    
</description>
      <pubDate>Thu, 29 May 2008 14:32:02 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1532314-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1532314</link>
    </item>
    <item>
      <title>Bal&#305;k A&#351;k&#305;na</title>
      <description>Iggy Pop der ki bir &#351;ark&#305;s&#305;nda:

&#304;nsan d&#252;&#351;&#252;n&#252;r,
At d&#252;&#351;&#252;n&#252;r,
&#304;nek d&#252;&#351;&#252;n&#252;r,
K&#246;pek d&#252;&#351;&#252;n&#252;r,
Bal&#305;k d&#252;&#351;&#252;nmez.
Bal&#305;k sessizdir.
&#304;fadesizdir.
Bal&#305;k d&#252;&#351;&#252;nmez,
&#199;&#252;nk&#252; bal&#305;k her &#351;eyi bilir.

Uzun zamand&#305;r &#8220;bal&#305;k&#8221; diyorum her yaz&#305;mda. Bal&#305;&#287;&#305; ata bindirip gezdiriyorum sokaklarda. Evet ben manya&#287;&#305;m &#231;&#252;nk&#252; bal&#305;&#287;&#305; tavada de&#287;il suda seviyorum. 

Belki de en ruhsuz, en az sevilesi hayvanlardan biridir bal&#305;k. Sahibine gereksiz sevgi g&#246;sterilerinde bulunmaz &#231;&#252;nk&#252; ve sahipler dokunmak, dokunulmak, sevildi&#287;ini g&#246;rmek ister. Ama diyorum ki sevgi anla&#351;mak, kayna&#351;mak de&#287;ildir, nedensiz de sevilir..

Bal&#305;k&#231;&#305;n&#305;n &#246;n&#252;nde dururum her g&#246;rd&#252;&#287;&#252;mde. Tek tek izlerim b&#252;t&#252;n bal&#305;klar&#305;, sebepsiz bir mutluluk hisseder, g&#252;len g&#246;zlerle incelerim hepsini.. Tam ben onlar&#305; izlemeye dalm&#305;&#351;ken

-abla mis gibi istavrit var taze. Vereyim 1 kilo..

diyen ruhsuz bal&#305;k&#231;&#305;n&#305;n sesiyle kendime gelirim.

-ee &#351;ey, ben almayacakt&#305;m sadece bal&#305;klar&#305; izlemeye geldim..

gibi bir c&#252;mle kurman&#305;n anlams&#305;z olaca&#287;&#305;n&#305; bildi&#287;imden h&#305;zl&#305; ad&#305;mlarla uzakla&#351;&#305;r&#305;m. Bir t&#252;rl&#252; izin vermezler rahat rahat bal&#305;klar&#305; izlememe. Romeo nun Juliet i gizlice g&#246;rmeye &#231;al&#305;&#351;mas&#305; gibi uzaktan bakmaya mecbur ederler beni..

S&#246;z&#252;n k&#305;sas&#305; her ne kadar sa&#231;ma gelse de pek &#231;o&#287;una; bal&#305;&#287;&#305;n sessizli&#287;i, ifadesizli&#287;i, kendi ba&#351;&#305;nal&#305;&#287;&#305; bir bilgenin sakinli&#287;ini and&#305;r&#305;r &#231;o&#287;u zaman. S&#246;ylediklerime g&#252;lecek olanlara &#351;imdiden sevgilerimi iletiyorum..

Bal&#305;k konu&#351;maz &#231;&#252;nk&#252; her &#351;eyi bilir..

Not: Nadiren de olsa bal&#305;k yerim.. 
</description>
      <pubDate>Sun, 25 May 2008 21:08:39 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1516114-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1516114</link>
    </item>
    <item>
      <title>Hayat, &#304;&#351;ine Gelmiyor De&#287;il Mi Sesimi Duymak?</title>
      <description>Hafif&#231;e yerden y&#252;kselirken u&#231;abildi&#287;ini g&#246;rd&#252;. Y&#305;llarca nas&#305;l olup da bunun fark&#305;na varamad&#305;&#287;&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nd&#252;. Oysa iki aya&#287;&#305;n&#305; ayn&#305; anda kald&#305;rmaktan ibaretmi&#351; u&#231;mak dedikleri. Ko&#351;ar ad&#305;m gitmek gibi bir &#351;ey bu dedi kendi kendine ama yorulmuyor bedenin. Kollar&#305;n&#305; iki yana a&#231;t&#305; son raddeye kadar; g&#246;zleri kapal&#305;yd&#305; hala. Yan&#305; ba&#351;&#305;ndan bir ku&#351; s&#252;r&#252;s&#252;n&#252;n ge&#231;ti&#287;ini sand&#305;. &#304;natla koluna dokunuyordu bir nesne. G&#246;ky&#252;z&#252;nde oldu&#287;una g&#246;re bu ancak yan&#305;ndan ge&#231;en bir ku&#351; olabilirdi. G&#246;zlerini a&#231;t&#305;. 

Bir cep telefonuydu koluna dokunan, ekran&#305;ndaki &#305;&#351;&#305;k yan&#305;p s&#246;n&#252;yordu hi&#231; durmadan. Ne i&#351;i vard&#305; telefonun g&#246;ky&#252;z&#252;nde ama &#351;a&#351;&#305;rmad&#305;. Telefon inatla kolunu &#231;eki&#351;tiriyor &#305;&#351;&#305;&#287;&#305;n&#305; yak&#305;p yak&#305;p s&#246;nd&#252;r&#252;yordu. Uzaktan bir ses duyuldu o s&#305;rada. &#199;ocuklar&#305; derse &#231;a&#287;&#305;ran bir okulun zili gibiydi bu ses ve o kadar &#305;srarl&#305;yd&#305; ki hangi taraftan geldi&#287;ini anlamak i&#231;in ba&#351;&#305;n&#305; yery&#252;z&#252;ne &#231;evirdi.  

Yata&#287;&#305;ndan f&#305;rlad&#305; aniden. Telefon &#231;al&#305;yordu kim bilir ka&#231; zamand&#305;r. Eski bir arkada&#351; arayan.

- efendim
- nas&#305;ls&#305;n
- iyi say&#305;l&#305;r. Sen nas&#305;ls&#305;n?
- Sana k&#246;t&#252; bir haberim var ama &#252;z&#252;lme.
- &#8230;&#8230;&#8230;
- kanser oldu&#287;umu &#246;&#287;rendim bug&#252;n.
- &#8230;&#8230;&#8230;
- aileme s&#246;ylemedim hen&#252;z. Asl&#305;nda kimseye s&#246;yleyemedim. Seni aramak istedim.
- Ne s&#246;yleyece&#287;imi bilmiyorum.
- &#304;&#351;e gitmedim bug&#252;n. Sabahtan beri i&#231;iyorum.
- Ailene s&#246;ylemen gerek. Tek ba&#351;&#305;na &#252;stesinden gelemezsin bu durumun.
- Yeterince &#252;zd&#252;m onlar&#305;, daha fazla &#252;z&#252;nt&#252;ye katlanabileceklerini sanm&#305;yorum.
- Anl&#305;yorum.
- Ben &#351;imdi otob&#252;steyim. Ba&#351;ka bir hastaneye gidiyorum. Seni tan&#305;mak g&#252;zeldi.
- &#8230;&#8230;&#8230;

G&#246;r&#252;&#351;&#252;r&#252;z m&#252; demeliydi acaba telefonu kapat&#305;rken. Daha &#246;nce kimse &#246;lece&#287;ini s&#246;ylememi&#351;ti ona. Nas&#305;l veda edilece&#287;ini bilmiyordu. G&#246;ky&#252;z&#252; bir haberciydi bu kez, k&#246;t&#252; bir haberci. Sigaras&#305;n&#305; yakt&#305;. Y&#252;z&#252;n&#252; y&#305;kasa belki kendine gelecekti. Y&#305;kamad&#305;. D&#305;&#351;ar&#305;ya att&#305; kendini. Eskiden de b&#246;yle soluk ye&#351;il miydi a&#287;a&#231;lar. Ya g&#246;ky&#252;z&#252;ne ne demeli. Tad&#305; ka&#231;m&#305;&#351; bir mavi. Surats&#305;z m&#305;yd&#305; insanlar hep b&#246;yle. Y&#252;r&#252;d&#252;. Y&#252;r&#252;d&#252;. Kendini cenazede d&#252;&#351;&#252;nd&#252;. Daha &#246;nce hi&#231; cenazede bulunmam&#305;&#351;t&#305;. Cenazede nas&#305;l davran&#305;l&#305;r bilmiyordu. Ya aniden g&#252;lme krizi ge&#231;irirse sinir bozuklu&#287;undan. En iyisi hi&#231; gitmemek diye d&#252;&#351;&#252;nd&#252;. 
Bir ma&#287;azan&#305;n &#246;n&#252;nde durdu. Yazl&#305;k g&#252;zel bir elbise g&#246;rd&#252;. Bunu almal&#305; dedi i&#231;inden. 

Ey hayat hi&#231; adil de&#287;ilsin. S&#246;yle, i&#351;ine gelmiyor de&#287;il mi sesimi duymak?
</description>
      <pubDate>Wed, 21 May 2008 20:23:30 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1496151-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1496151</link>
    </item>
    <item>
      <title>Ek&#351;i Bir Meyve Olmal&#305; Ya&#351;amak</title>
      <description>D&#252;&#351;k&#252;nsen e&#287;er hayata, &#246;ylesine muhta&#231;s&#305;n ya&#351;amaya.
Her k&#246;&#351;e ba&#351;&#305;n&#305; tutmu&#351;tur inat&#231;&#305; soluklar&#305;n,
D&#246;nersin ba&#351;lar&#305;nda k&#246;&#351;elerin ba&#351;&#305;n&#305; tuta tuta.
Yaral&#305; bir y&#252;z, &#231;irkin bir kad&#305;n olursun. 
Bir bal&#305;k ge&#231;er yan&#305; ba&#351;&#305;ndan uysal tav&#305;rlarla.

Say&#305;l&#305; ad&#305;mlarla sayg&#305;s&#305;z yollar eskitir, 
Kim bilir ka&#231; tekerlek alt&#305;nda ezilmi&#351;
&#304;rili ufakl&#305; hayvanc&#305;klar g&#246;r&#252;rs&#252;n.
Yollar ezer, eskitir, yollar ezilir.
Bazen altta bazen &#252;stte olursun.

Bir durak olursun &#252;st&#252;nde son yazan
Bir &#231;ocuk olursun her otob&#252;ste a&#287;layan
Bir &#351;of&#246;r olursun direksiyonda uyuklayan
Bir ambulans olursun kaza yerine varamayan

Her bavul toplay&#305;&#351;&#305;nda k&#305;r&#305;l&#305;r bir kanad&#305;n,
Her kap&#305;n&#305;n ard&#305;nda kal&#305;r bir par&#231;a akl&#305;n,
Bir kad&#305;n bebe&#287;ini d&#252;&#351;&#252;r&#252;r her yolculu&#287;unda
Ve bir adam &#246;l&#252;r her gece uykusunda.

D&#252;&#351;k&#252;nsen e&#287;er hayata, &#246;ylesine muhta&#231;s&#305;n ya&#351;amaya,
Ald&#305;&#287;&#305;m&#305;z soluk muhta&#231; olmamal&#305; ya&#351;amaya oysa.
A&#287;z&#305;nda keskin bir tat b&#305;rakmal&#305; ya&#351;amak,
T&#252;m ac&#305;l&#305;&#287;&#305;na ra&#287;men, ek&#351;idir ya&#351;am ne de olsa. 
</description>
      <pubDate>Sat, 17 May 2008 22:25:37 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1477597-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1477597</link>
    </item>
    <item>
      <title>Bir D&#252;&#351; G&#246;rd&#252;m, Anlatsam Anlamazs&#305;n</title>
      <description>&#304;zinsiz bir vazge&#231;i&#351;ti onunki, g&#246;nl&#252; raz&#305; olmad&#305; hi&#231;.
Yine de ge&#231;ti vaz diye diye. 
Avazlar&#305; yay&#305;ld&#305; ciyak ciyak. 
S&#246;zs&#252;z, dizsiz, me&#8217;siz kelamlar y&#252;r&#252;tt&#252; k&#305;zg&#305;n ya&#287;lar &#252;st&#252;nde. 
V&#305;c&#305;k v&#305;c&#305;k ak&#305;&#351;kanlard&#305; saran &#252;&#231; bir taraf&#305;.
Baz&#305; gizli baz&#305; gizsiz yalanlar uydurdu dili 
y&#252;z&#252;st&#252; uyuyan bir kad&#305;n&#305;n s&#305;rt&#305;nda. 

Sa&#231; diplerine yerle&#351;mi&#351; &#246;r&#252;mceklerin oyununa geldi. 
A&#287;lar&#305;n&#305; ederken delik de&#351;ik t&#252;m zehirli salg&#305;lar&#305; yerle bir etti. 
Kemi&#287;i olmaz dilin, kaygan bir ettir sadece varolan.
Di&#351;inde kalm&#305;&#351; tats&#305;z bir yemek art&#305;&#287;&#305;d&#305;r t&#252;m d&#246;k&#252;len.
&#214;n&#252;nde kaynar kocaman bir kazan. 
Ard&#305;nda su tutmu&#351; buzlar biriktirir. 

Ellerindeki &#231;izgiler bitince d&#252;&#351;t&#252; d&#252;nya denen d&#246;rtgenin bir k&#246;&#351;esinden. 
Suyla kar&#305;&#351;&#305;k havada nefesini verdi, 
kabullenmedi geri alman&#305;n onursuzlu&#287;unu.
&#214;fkeli bir g&#246;z&#252;n par&#305;ldayan yan&#305;nda g&#246;rd&#252; kendini.
Cam&#305;n b&#252;y&#252;s&#252;yd&#252; g&#246;zlerini &#231;alan.
G&#246;rmek i&#231;in parlak camlar takt&#305; bebeklerine.

Genzindeki yan&#305;k ot kokusu ta&#351;&#305;yordu dudaklar&#305;ndan. 
Biri &#246;pse onu uyuyamazd&#305; onlarca sene. 
Rapunzel, &#231;ek art&#305;k kirli sa&#231;lar&#305;n&#305; &#252;st&#252;nden. 
Anlasana art&#305;k t&#305;rmanmak istemiyor bekledi&#287;in.

Rastgele edilirken ate&#351;ler, a&#287;&#305;r a&#287;&#305;r soluyan g&#246;&#287;s&#252;ne bir kur&#351;undu yedi&#287;i. 
Saatlerce u&#287;ra&#351;t&#305; hekimler b&#305;&#231;a&#287;&#305; &#231;&#305;karmak i&#231;in sol yan&#305;ndan.
Oysa bir vurgundu kas&#305;klar&#305;ndaki a&#287;r&#305;n&#305;n sebebi. 
Y&#252;ksek u&#231;ar kaplumba&#287;alar, derinde y&#252;zer solucanlar.
&#304;niltisi duyulmaz bir bal&#305;&#287;&#305;n &#246;l&#252;m d&#246;&#351;e&#287;inde. 

Sesi duyulur uzaktan kanl&#305; bir d&#252;&#287;&#252;n&#252;n.
T&#252;m davetliler &#246;l&#252; gelmi&#351; gelinle damad&#305;n yan&#305;na. 
Gelinli&#287;ini kesip par&#231;a par&#231;a kefen yapm&#305;&#351; orta ya&#351;l&#305; kad&#305;n..
Balay&#305;na gidecek paralar&#305; olmay&#305;nca,
minderden tatil k&#246;y&#252; kurmu&#351; ya&#351;l&#305;ca bir &#231;ift.  

O s&#305;rada gezegenin uzak bir k&#246;&#351;esinde 
Yas tutmaktayd&#305; k&#252;&#231;&#252;k bir kad&#305;n.
Siyah&#305;n basitli&#287;inden utand&#305;&#287;&#305; i&#231;in
Ye&#351;illere b&#252;r&#252;m&#252;&#351;t&#252; kendini 
Kaybolan her bir insano&#287;lu i&#231;in. 

&#304;zinsiz bir ge&#231;i&#351;ti onunki g&#246;nl&#252; raz&#305; olmad&#305; hi&#231;.
</description>
      <pubDate>Tue, 13 May 2008 15:17:43 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1454498-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1454498</link>
    </item>
    <item>
      <title>Herkes Mutsuz &#199;&#252;nk&#252; Kimse Yan&#305;nda Piknik T&#252;p&#252; Ta&#351;&#305;m&#305;yor</title>
      <description>Herkes bu kadar mutsuz mu sahiden?

Sabah erkenden d&#252;&#351;&#252;yorum yollara. Bizim bakkal hen&#252;z dizmemi&#351; olur gazeteleri yerlerine. F&#305;r&#305;ndan yeni &#231;&#305;km&#305;&#351; po&#287;a&#231;alar&#305;n kokusunu duymak i&#231;in erkendir ama gazetelere sinmi&#351; matbaa kokusunu duyar&#305;m &#231;o&#287;unlukla&#8230;&#8230;.. O g&#252;n yine beklerken durakta i&#351;e gitmek i&#231;in, otob&#252;s kart&#305;n&#305;n bitip bitmedi&#287;ine bakmay&#305; ak&#305;l edemedim hi&#231;, nedense bitmedi&#287;inden emindim.. otob&#252;s&#252;n kap&#305;s&#305; a&#231;&#305;ld&#305;&#287;&#305;nda mahcup bir g&#252;l&#252;msemeyle:

- Kart&#305;m bitmi&#351;.. dedim
- Gelin, i&#231;eride sorars&#305;n&#305;z birine.. dedi &#351;of&#246;r.

&#199;ekinerek bindim otob&#252;se -sevmiyorum kimseden bir &#351;ey istemeyi-k&#305;s&#305;k bir sesle sordum:

- Fazla kart&#305; olan var m&#305;?

Bir anda herkes bana bakt&#305; as&#305;k ve uykulu suratla. Sonra ayn&#305; h&#305;zla t&#252;m ba&#351;lar geri &#231;evrildi camlara. Tuhaf hepsi de son kart&#305;n&#305; bu sabah bitirmi&#351; olmal&#305;yd&#305;. O an yery&#252;z&#252;nde yaln&#305;z kald&#305;m u&#231;suz bucaks&#305;z bir &#231;&#246;l gibiydi o otob&#252;s ve t&#252;m yolcular g&#246;ky&#252;z&#252;nden bana bakan tanr&#305;lar oluverdiler. Tanr&#305;yd&#305;lar &#231;&#252;nk&#252; g&#246;r&#252;p duymalar&#305;na ra&#287;men aksini s&#246;yl&#252;yordu bak&#305;&#351;lar&#305;. Bir nevi tanr&#305; m&#252;dahalesizli&#287;iydi.

T&#252;rkan &#350;oray edas&#305;yla ka&#231;may&#305; d&#252;&#351;&#252;nd&#252;m g&#246;zya&#351;lar&#305; i&#231;inde. &#8220;otob&#252;s&#252; durdur kaptan, bu insanlarla ayn&#305; otob&#252;ste olmak istemiyorum&#8221; diye ba&#287;&#305;rd&#305;m ya da bir sonraki dura&#287;a geldi&#287;imiz i&#231;in otob&#252;s durdu, emin de&#287;ilim..

- Ben iniyorum&#8230; dedim &#351;of&#246;re
- Dur inme, mutlaka iyi birileri olmal&#305; bu hayatta. &#304;nsanl&#305;k &#246;lmedi, bunu kan&#305;tlayal&#305;m herkese&#8230;. demesini bekledim &#351;of&#246;r&#252;n ama demedi san&#305;r&#305;m. &#304;ndi&#287;imi g&#246;rd&#252; m&#252; onu da bilmiyorum. 
Bir sonraki otob&#252;se bindim, paral&#305; olana, kimseden bir &#351;ey istemek zorunda kalmayaca&#287;&#305;ma.

&#304;ki adam g&#246;rd&#252;m yolda. &#350;ehrin g&#246;be&#287;inde caddenin kar&#351;&#305;l&#305;kl&#305; iki yan&#305;ndan birbirine do&#287;ru ko&#351;an. Birinin elinde 2 k&#252;&#231;&#252;k t&#252;p di&#287;erinde ise 1 b&#252;y&#252;k t&#252;p vard&#305;. Elinde 2 piknik t&#252;p&#252; ta&#351;&#305;yan bir adamla 1 b&#252;y&#252;k t&#252;p ta&#351;&#305;yan ba&#351;ka bir adam&#305;n birbirini tan&#305;mama ihtimali nedir sizce?

&#350;ehrin g&#246;be&#287;inde ellerinde t&#252;plerle g&#252;l&#252;yorlard&#305; birbirine. O an anlad&#305;m ki insanlar sahiden mutsuz, &#246;zellikle de otob&#252;stekiler &#231;&#252;nk&#252; kimse yan&#305;nda t&#252;p ta&#351;&#305;m&#305;yor, piknik t&#252;p&#252; bile..
</description>
      <pubDate>Fri, 09 May 2008 17:39:47 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1435940-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1435940</link>
    </item>
    <item>
      <title>Kad&#305;n&#305;n &#350;iddete &#304;tiraz&#305; Var!</title>
      <description>&#220;lkemizde kad&#305;na y&#246;nelik &#351;iddet bakanl&#305;k taraf&#305;ndan % 7 olarak a&#231;&#305;klansa da herkes bunun bir aldatmacadan ibaret oldu&#287;unu biliyor. Gazetelerdeki kad&#305;n cinayetleri konusundaki haberleri bir araya getiren bir web sitesi sadece 5 ayda 18 t&#252;yler &#252;rpertici haberi &#246;rnek olarak g&#246;stermi&#351;. &#304;&#351;in k&#246;t&#252; yan&#305; bu haberlerde &#351;iddete maruz kalan kad&#305;nlar&#305;n &#231;o&#287;u, yak&#305;nlar&#305;ndan al&#305;yor en b&#252;y&#252;k darbeyi. &#304;&#351;te birka&#231; &#246;rnek: 

2 A&#287;ustos: Meryem'e bir ay boyunca annesi ve karde&#351;inin g&#246;zleri &#246;n&#252;nde patronu Mustafa K&#305;vr&#305;k taraf&#305;ndan 'i&#231;inde &#351;eytan var' denilerek i&#351;kence yap&#305;ld&#305;&#287;&#305; ortaya &#231;&#305;kt&#305;. Bir ay boyunca Meryem'in v&#252;cudunda sigara s&#246;nd&#252;r&#252;lm&#252;&#351;, k&#305;zg&#305;n b&#305;&#231;akla vajinas&#305; da&#287;lanm&#305;&#351;, ayak t&#305;rnaklar&#305; &#231;eki&#231;le ezilip kerpetenle &#231;ekilmi&#351;ti. 

12 A&#287;ustos: Ankara'da H&#252;seyin &#199;il k&#305;z&#305; Yeliz &#199;il'i g&#246;&#287;s&#252;n&#252;n &#252;&#231; yeriden b&#305;&#231;aklayarak &#246;ld&#252;rd&#252;. Baba "Namusumu temizledim" diye ba&#287;&#305;rd&#305;. Nedense, Yeliz'in erkek arkada&#351;&#305;yla birlikte kiralad&#305;&#287;&#305; arac&#305;n &#231;al&#305;nmas&#305; &#252;zerine eve haciz gelmesiydi. 

22 A&#287;ustos: Denizli'de 29 ya&#351;&#305;ndaki be&#351; ayl&#305;k hamile Fatma &#214;. &#252;vey o&#287;luna bakmay&#305; reddetti&#287;i i&#231;in e&#351;i taraf&#305;ndan bo&#287;uldu. 

6 Eyl&#252;l: Fethiye'de 48 ya&#351;&#305;ndaki Belk&#305;s Karaduman 33 y&#305;ll&#305;k e&#351;i taraf&#305;ndan bo&#287;az&#305; kesilerek &#246;ld&#252;r&#252;ld&#252;. 

12 Ekim: Afyonkarahisar'da &#304;smail K. 'Neden &#231;ok s&#305;k banyo yap&#305;yorsun? Yoksa beni aldat&#305;yor musun?' diye e&#351;i &#220;mm&#252; K.'n&#305;n bo&#287;az&#305;n&#305; b&#305;&#231;akla kesti. 

7 Kas&#305;m: Sakarya Akyaz&#305;'da 35 ya&#351;&#305;ndaki Habibe &#350;im&#351;ek k&#305;z&#305;n&#305;n g&#246;z&#252; &#246;n&#252;nde nik&#226;hs&#305;z ya&#351;ad&#305;&#287;&#305; e&#351;i taraf&#305;ndan benzin d&#246;k&#252;l&#252;p yak&#305;ld&#305;. Habibe &#350;im&#351;ek be&#351; ayl&#305;k hamileydi. 

E&#351;inden ya da ailesindeki erkeklerden &#351;iddet g&#246;ren kad&#305;nlar &#351;ikayet&#231;i olam&#305;yor. Zaten bu sebeple polise yap&#305;lan ba&#351;vurularda da genellikle bar&#305;&#351;t&#305;rma yoluna gidildi&#287;i ve kad&#305;n&#305;n pa&#351;a pa&#351;a evine g&#246;nderildi&#287;i belirtiliyor. Yasalardaki a&#231;&#305;kl&#305;k bu alanda hemen g&#246;ze &#231;arp&#305;yor. &#304;&#351;te ba&#351;ka bir &#246;rnek:

8 Aral&#305;k: &#304;stanbul'da ilkokul &#246;&#287;retmeni Ersen Y&#305;ld&#305;z, hukuk fak&#252;ltesi &#246;&#287;rencisi eski k&#305;z arkada&#351;&#305; Derya Samanc&#305;'y&#305; g&#246;&#287;s&#252;nden b&#305;&#231;aklayarak &#246;ld&#252;rd&#252;. Samanc&#305;'n&#305;n yan&#305;ndaki arkada&#351;&#305; da karn&#305;ndan b&#305;&#231;akland&#305;. Oysa aylard&#305;r Y&#305;ld&#305;z'&#305;n tehditleri alt&#305;nda ya&#351;am&#305;n&#305; s&#252;rd&#252;ren Derya, defalarca karakola ve savc&#305;l&#305;&#287;a &#351;ik&#226;yette bulunmu&#351;tu. Y&#305;ld&#305;z her seferinde ifadesi al&#305;nd&#305;ktan sonra serbest kalm&#305;&#351;t&#305;. &#199;ok ge&#231;meden Derya s&#305;&#287;&#305;nd&#305;&#287;&#305; devletin g&#246;z&#252; &#246;n&#252;nde &#246;ld&#252;r&#252;ld&#252;.

Avrupa da hem ceza hem de koruma anlam&#305;nda olduk&#231;a ba&#351;ar&#305;l&#305; uygulamalar varken &#252;lkemizde g&#246;r&#252;len bu eksiklikler kad&#305;na uygulanan &#351;iddetin neredeyse kabul&#252;d&#252;r. Bu konularda acilen d&#252;zeltmelere ihtiya&#231; duyulmakta. &#199;&#252;nk&#252;; 
KADININ &#350;&#304;DDETE &#304;T&#304;RAZI VAR.. 

not:haberler radikalin web sitesinde yer alan bir yaz&#305;dan al&#305;nm&#305;&#351;t&#305;r. 
</description>
      <pubDate>Tue, 06 May 2008 20:53:50 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1421566-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1421566</link>
    </item>
    <item>
      <title>Y&#220;R&#220; BE O&#286;LAN</title>
      <description>Sen mi k&#252;&#231;&#252;ld&#252;n adam
Yoksa b&#252;y&#252;yen ben miyim
Oysa bir zamanlar kocamand&#305;n be adam
G&#246;z&#252;m kama&#351;&#305;rd&#305; bakt&#305;&#287;&#305;mda 
G&#252;ne&#351;ti ba&#351;&#305;n&#305;n uzand&#305;&#287;&#305;
G&#246;r&#252;nmezdi y&#252;z&#252;n, parlakl&#305;&#287;&#305;ndan 

Sen mi k&#252;&#231;&#252;ld&#252;n adam
Yoksa gelen akl&#305;m m&#305; ba&#351;&#305;ma
B&#252;y&#252;m&#252;&#351;&#252;m be adam
Ba&#351;&#305;m bulutlarda art&#305;k
Sen misin o yerdeki 
K&#252;&#231;&#252;km&#252;&#351;s&#252;n be adam

Sen mi k&#252;&#231;&#252;ld&#252;n adam 
Yoksa s&#246;zlerin mi ele veren seni
&#199;ocukmu&#351;sun be adam
B&#252;y&#252;k oyunlar&#305; oynayan
Hayat b&#246;yle de&#287;il 
Yanl&#305;&#351; anlatm&#305;&#351;lar sana be adam

Sen mi k&#252;&#231;&#252;ld&#252;n adam
Yoksa k&#252;&#231;&#252;k olan hayat m&#305;ym&#305;&#351;
&#350;&#246;yle bir dur da boyuna bak
Suyunu &#231;ekmi&#351;sin sen be adam
Ayaklar&#305;n hala yerinde mi 
Yerindeyse arkana hi&#231; bakmadan
Y&#252;r&#252; be o&#287;lan 
</description>
      <pubDate>Fri, 02 May 2008 19:44:02 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1401843-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1401843</link>
    </item>
    <item>
      <title>SAATLER&#304; AYARLAMA ENST&#304;T&#220;S&#220; M&#220;D&#220;R&#220;</title>
      <description>Bir s&#305;k&#305;nt&#305;s&#305; varm&#305;&#351; kad&#305;n&#305;n, ad&#305;n&#305; &#8220;gizli&#8221; koydu&#287;u &#231;&#252;nk&#252; s&#246;yleyemezmi&#351;  kendisine bile; herkesin vard&#305;r mutlak en az bir tane ad&#305; olan ya da olmayan&#8230;&#8230;. Yok dermi&#351; soranlara hep ince bir tebess&#252;mle&#8230;&#8230;. G&#252;n gelip saklayamaz oldu&#287;unda bu s&#305;rr&#305; d&#252;&#351;&#252;nm&#252;&#351; ne yapmal&#305;y&#305;m diye&#8230;
 O gece ayarlay&#305;p saatini sabah&#305;n ilk &#305;&#351;&#305;klar&#305;na, beklemi&#351; g&#252;n&#252;n ayd&#305;nlanmas&#305;n&#305; &#8230;&#8230;. Saatinde g&#252;n&#252;n ilk &#305;&#351;&#305;klar&#305; de&#287;il 1,2,3,4,5,6 yazarm&#305;&#351;&#8230;&#8230;.. Asl&#305;nda saate gerek de yokmu&#351; zaten hi&#231; uyumam&#305;&#351; o gecenin karanl&#305;&#287;&#305;nda&#8230;.

Vakti geldi&#287;inde alm&#305;&#351; eline kalemini, pusuda beklemeye durmu&#351; ku&#351;lar&#305;n ona verece&#287;i y&#246;n&#252;&#8230;&#8230; Saat tam 5 te hep bir a&#287;&#305;zdan s&#246;kmeye ba&#351;lam&#305;&#351; ku&#351;lar gizlerini&#8230;&#8230;.. Onlar d&#246;km&#252;&#351; kad&#305;n yazm&#305;&#351; d&#252;nyan&#305;n en gizli ifadelerini&#8230;&#8230;.. &#214;nceleri anlamazm&#305;&#351; kad&#305;n ku&#351;lar&#305;n dilinden ne var ki inat ettik&#231;e &#231;&#305;rp&#305;nm&#305;&#351; ku&#351;lara vesile olmaya&#8230;&#8230;..
 Kad&#305;n&#305;n haline ac&#305;yan ku&#351;lar ise &#351;ak&#305;m&#305;&#351; onun y&#252;re&#287;indeki tonu&#8230;&#8230;. Sonras&#305;nda ku&#351;lar kad&#305;na, kad&#305;n ku&#351;lara vesile olmu&#351;&#8230;

Il&#305;k bir r&#252;zgar kaplam&#305;&#351; oday&#305;&#8230;. Kad&#305;n&#305;n kirpiklerini oynatm&#305;&#351;, &#246;pm&#252;&#351; yava&#351;&#231;a&#8230;&#8230; Kapat&#305;nca g&#246;zlerini usuldan kalem d&#252;&#351;m&#252;&#351; elinden &#8230; Neden sonra heyecanla irkilmi&#351; &#231;&#252;nk&#252; g&#246;zlerini aralad&#305;&#287;&#305;nda daha &#246;nce hi&#231; g&#246;rmedi&#287;i hatta g&#246;r&#252;p g&#246;rebilece&#287;i en renkli ku&#351;u fark etmi&#351; burnunun dibinde&#8230;&#8230; Masal diyar&#305;ndan geldi&#287;i belliymi&#351; &#231;&#252;nk&#252; g&#246;zlerini a&#231;&#305;nca t&#252;m d&#252;nyan&#305;n ac&#305;s&#305;, h&#252;zn&#252;, sevinci k&#305;saca gizemi varm&#305;&#351; bak&#305;&#351;lar&#305;nda&#8230;. 
 
-	Neden? demi&#351; kad&#305;n.
-	Sus! demi&#351; g&#252;zel renkli ku&#351;.
-	Ama neden?  demi&#351; kad&#305;n.
-	Sus! demi&#351; renkli ku&#351;.
-	Ama neden &#351;imdi? demi&#351; kad&#305;n son bir kez.
-	Sus! demi&#351; ku&#351; t&#252;m nedenleri bildi&#287;inden.

B&#252;t&#252;n sesler dindi&#287;inde yenik d&#252;&#351;m&#252;&#351; kad&#305;n&#305;n g&#246;zleri uykuya&#8230;&#8230;. Sonras&#305;n&#305; bilen, g&#246;ren olmam&#305;&#351;&#8230;.

Neden mi &#246;yleymi&#351;?
Kad&#305;n&#305;n derdi saatlerleymi&#351;&#8230;
Zaten ya&#351;amak tam da &#246;yle bir &#351;eymi&#351;..
Sadece g&#252;zel renkli ku&#351; bunun cevab&#305;n&#305; verebilirmi&#351;&#8230;..    

Bir g&#252;n&#252; di&#287;erine ba&#287;layan gece 5 te yaz&#305;lmaya ba&#351;land&#305;. Uyand&#305;&#287;&#305;mda yaz&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Sarf etti&#287;im hi&#231;bir s&#246;zc&#252;k i&#231;in mesuliyet kabul etmiyorum. Sevab&#305; da g&#252;nah&#305; da yazd&#305;rana aittir.
</description>
      <pubDate>Sun, 27 Apr 2008 15:25:51 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1378427-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1378427</link>
    </item>
    <item>
      <title>Evimde Mutlu (mu) yum Ben(?)</title>
      <description>bir kad&#305;n d&#252;&#351;&#252;n&#252;n, son derece s&#305;radan.. sabahattin ali'nin dedi&#287;i gibi sokakta g&#246;r&#252;nce neden ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;n&#305; bile anlayamad&#305;&#287;&#305;n&#305;z, bir insan bu kadar s&#305;k&#305;c&#305; bir &#351;ekilde nas&#305;l ya&#351;ar diyece&#287;iniz bir kad&#305;n. 
siyah ya da kahverengi giysiler i&#231;inde, elinde po&#351;etler, s&#305;radanl&#305;&#287;&#305;n&#305; tamamlayan siyah ve s&#305;k&#305;c&#305; bir &#231;anta, boya zaman&#305; gelmi&#351; sa&#231;lar ve g&#246;zaltlar&#305;nda belirginle&#351;mi&#351; k&#305;r&#305;&#351;&#305;kl&#305;klar&#305; ile bir kad&#305;n. 
ve &#351;imdi de o kad&#305;n&#305; sokakta de&#287;il de evinde d&#252;&#351;&#252;n&#252;n, "evinin krali&#231;esi" olarak..
her kad&#305;n kendi evinde krali&#231;edir, t&#252;m e&#351;yalara h&#252;km&#252; ge&#231;er, t&#252;m temizlik malzemeleri onun s&#246;z&#252;n&#252; dinler ve t&#252;m yemek tarifleri ona tapar. 
bir reklam d&#252;&#351;&#252;n&#252;n "her kad&#305;n kendi evinde krali&#231;edir" slogan&#305; atan..
kocas&#305;n&#305; i&#351;e u&#287;urlad&#305;ktan sonra evin i&#231;inde deli danalar gibi ko&#351;up perdelerinin g&#252;zelli&#287;ine, &#231;ar&#351;aflar&#305;n&#305;n rengine, oturma gurubunun dizayn&#305;na, havlular&#305;n &#351;&#305;kl&#305;&#287;&#305;na hayran olan bir kad&#305;n..
evde varolan her e&#351;ya o kad&#305;n i&#231;in kendini betimleyici bir unsur.. 
evin i&#231;inde t&#305;k&#305;l&#305;p kalan ve sahip olduklar&#305;yla (evin sahip olduklar&#305;yla) gurur duymas&#305; gerekti&#287;ini d&#252;&#351;&#252;n&#252;p e&#351;yalarla konu&#351;an, onlarla tatmin olan bir kad&#305;n d&#252;&#351;&#252;n&#252;n..
daha da k&#246;t&#252;s&#252; bu kad&#305;n&#305; onurland&#305;ran ve krali&#231;e olarak nitelendirip; herkesin sahip oldu&#287;uyla y&#252;celdi&#287;i fikrini a&#351;&#305;layan bir toplum d&#252;&#351;&#252;n&#252;n..

slogan ise &#351;&#246;yle: evimde mutluyum ben

ey kad&#305;n! evinde hakikaten mutlu musun sen?

    </description>
      <pubDate>Mon, 21 Apr 2008 20:24:38 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1357897-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1357897</link>
    </item>
    <item>
      <title>Bu Kadar Y&#252;rekten &#199;a&#287;&#305;rma Beni</title>
      <description>Bir &#351;ark&#305; vard&#305; ufac&#305;kken &#231;ok s&#305;k duydu&#287;um,
&#350;&#246;yle derdi &#351;ark&#305;n&#305;n nakarat&#305;nda i&#231;ten bir ses

&#8220;bu kadar y&#252;rekten &#231;a&#287;&#305;rma beni
bir gece ans&#305;z&#305;n gelebilirim
beni bekliyorsan uyumam&#305;&#351;san
sevin&#231;ten kap&#305;nda &#246;lebilirim&#8221;

e&#351;lik ederdi s&#246;zlerine babam.
nakarat&#305;nda kabar&#305;rd&#305; y&#252;re&#287;i
g&#252;lerdik onun i&#231;li haline 
anlamadan nedenini

elektrikler kesildi&#287;inde 
annem al&#305;r dizine bizi
garip masallar anlat&#305;rd&#305;
g&#252;nd&#252;z k&#246;pek gece kad&#305;n olan 
bir varl&#305;&#287;a dair.

&#231;amurdan oyuncaklar yapar
yal&#305;nayak sokakta gezer 
yalanc&#305;ktan y&#305;kard&#305;k ayaklar&#305;m&#305;z&#305;

&#8220;girl, you&#8217;ll be a woman soon&#8221;
en s&#305;k dinledi&#287;im &#351;ark&#305; oldu &#351;imdilerle

&#305;&#351;&#305;klar kapan&#305;p 
yast&#305;&#287;a g&#246;md&#252;&#287;&#252;mde ba&#351;&#305;m&#305;
karabasanlar b&#246;l&#252;nce uykumu
d&#252;&#351;&#252;yorum yataktan u&#231;an bir hal&#305;ya
hal&#305;n&#305;n direksiyonu yok oysa
asl&#305;nda hal&#305;ya ihtiyac&#305;m da

kara kutu bulunamam&#305;&#351; ve 
kaptan&#305;n son s&#246;zleri bir rivayete g&#246;re &#351;&#246;yle imi&#351;:
&#8220;u&#231;an bir hal&#305; &#252;zerimize do&#287;ru geliyor
kontrol&#252; kaybediyoruz sevgili kule&#8221;
</description>
      <pubDate>Fri, 18 Apr 2008 22:36:33 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1348647-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1348647</link>
    </item>
    <item>
      <title>OLAYIM MI &#214;LEY&#304;M M&#304;?</title>
      <description>d&#252;&#351;&#252;nmek do&#287;ruca geriye
saymak sonsuzluktan ba&#351;a do&#287;ru
hi&#231; bilmemek unutmaktan iyidir &#231;o&#287;u zaman

g&#246;rmeden bakmak m&#305; zor olan
yoksa bak&#305;nca g&#246;rememek mi 
hi&#231; g&#246;rmemek unutmaktan iyidir &#231;o&#287;u zaman

haz&#305;r olunmaz hi&#231; olacaklara
biraz daha zaman ne iyi olurdu
haz&#305;r olmak zamanla yar&#305;&#351;maktan iyidir &#231;o&#287;u zaman

ayaklar&#305;na s&#246;z ge&#231;irmek mi zor olan
yoksa takip etmek mi ad&#305;mlar&#305;
iz b&#305;rakmamak unutulmaktan iyidir &#231;o&#287;u zaman 

g&#246;n&#252;ls&#252;zce d&#252;&#351;mek yollara
oturvermek her&#351;eye ra&#287;men cam kenar&#305;na 
gidiyorum demek unutma demekten iyidir &#231;o&#287;u zaman 

zaman zaman de&#287;i&#351;mek mi zor olan
yoksa durup seyretmek mi de&#287;i&#351;enleri
elmay&#305; yemek kurdu d&#252;&#351;&#252;nmekten iyidir &#231;o&#287;u zaman

olmal&#305; m&#305; olmamal&#305; m&#305; bilemem amma
bir kere &#246;lmeli &#351;u ya&#351;amda olmadan &#246;nce 
&#246;l demek ol demekten iyidir &#231;o&#287;u zaman
</description>
      <pubDate>Mon, 14 Apr 2008 20:54:32 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1333168-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1333168</link>
    </item>
    <item>
      <title>EZ Q&#304;Z&#304;LBAS&#304;M'E</title>
      <description>Sevgili insan, bug&#252;n senin do&#287;umg&#252;n&#252;n 

sana sadece insan diyorum &#231;&#252;nk&#252; sana en &#231;ok yak&#305;&#351;an ve seni en iyi anlatan s&#305;fat budur bence. fark&#305;ndas&#305;n de&#287;il mi ya&#351;lan&#305;yorsun :)) 1 y&#305;l&#305; daha devirdin o koca bedenin ve y&#252;re&#287;inle. neyse ya&#351;land&#305;&#287;&#305;n&#305; da g&#246;z &#246;n&#252;nde bulundurup fazla duygusall&#305;&#287;a ka&#231;madan devam edece&#287;im yaz&#305;ma. ne derler bilirsin insanlar ya&#351;land&#305;k&#231;a duygusalla&#351;&#305;rm&#305;&#351; gitgide. eh, seni de a&#287;latmak istemem bu saatte :)

sosyomat dilinde anlatay&#305;m seni &#246;nce. 
- e&#287;er "alttakine 10 &#252;zerinden ka&#231; verirsiniz" etiketinde kar&#351;&#305;la&#351;sak ve sen alttaki olsan sana 10 &#252;zerinden 9,5 verirdim (yar&#305;m puan&#305; &#231;ok k&#252;f&#252;r etti&#287;in i&#231;in kestim, haberin ola)
- veyahut "alttakine bir emir ver" etiketinde kar&#351;&#305;la&#351;sak ve sen yine alttaki olsan, hi&#231; de&#287;i&#351;me hep b&#246;yle kal emrini verirdim sana.

&#351;aka bir yana her t&#252;rl&#252; olumsuzlu&#287;a ra&#287;men sevmeye, sevilmeye hep a&#231;&#305;ks&#305;n. seninle anla&#351;amad&#305;&#287;&#305;m&#305;z nokta da bu oldu: ben bir kabuk &#246;rmeye &#231;al&#305;&#351;&#305;rken &#231;evreme, sen inad&#305;na seviyorsun insanlar&#305;, vazge&#231;miyorsun sevdi&#287;ini ve do&#287;ru bildi&#287;ini s&#246;ylemekten. ne de olsa bjk taraftar&#305;s&#305;n, alay&#305;na isyan seninki. 

s&#246;z&#252;n k&#305;sas&#305; iyi ki do&#287;dun ve seneler sana hep c&#246;mert olsun &#351;imdiye dek hi&#231; olmad&#305;&#287;&#305; kadar. 


</description>
      <pubDate>Fri, 11 Apr 2008 21:08:43 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1323497-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1323497</link>
    </item>
    <item>
      <title>Paray&#305; Bulunca &#304;lk &#304;&#351;i Yeni Bir Kar&#305; Almak Oldu</title>
      <description>Yine pe&#351;imdeyim bir &#246;yk&#252;n&#252;n, yine bir memleket &#246;yk&#252;s&#252;n&#252;n. Bizim memlekette &#231;oktur &#246;yk&#252;lere konu olacak ya&#351;anm&#305;&#351;l&#305;klar. Bir hat&#305;ram var eski mekan&#305;mla ilgili herkese anlatt&#305;&#287;&#305;m, tam da ibret al&#305;nacak. Anlatacaklar&#305;m&#305; okuyunca &#8220;yok art&#305;k, bu kadar da tesad&#252;f olmaz&#8221; demeyin; &#231;&#252;nk&#252; hepsi bire bir ya&#351;and&#305;, g&#246;zlemlendi. 

Bir adam vard&#305; bizim memlekette &#8211; vard&#305; diyorum da asl&#305;nda hala var sadece ben art&#305;k orda yokum ve o adam sadece &#231;evresindekiler i&#231;in var-. Tipik her t&#252;rk erke&#287;i gibi soyunu devam ettirecek bir erkek &#231;ocuk i&#231;in yan&#305;p tutu&#351;makta olan bu adam&#305;n ard&#305; ard&#305;na k&#305;z &#231;ocu&#287;u oluyordu. Bir erkek bebe bile veremeyen u&#287;ursuz ve beceriksiz kar&#305;s&#305; bu y&#252;zden a&#351;a&#287;&#305;lanmakta ve kendisi de i&#231;ten i&#231;e bu duruma hay&#305;flanmaktayd&#305; &#231;&#252;nk&#252; biliyordu ba&#351;&#305;na gelecekleri. 1,2, 3 derken 5. &#231;ocuk da k&#305;z oldu her ne hikmetse. Tabi adam&#305;n felsefesi belli:
&#8220;durmak yok, erkek olana kadar yola devam&#8221; (bu slogan tan&#305;d&#305;k geldi). Erkek &#231;ocu&#287;a kavu&#351;ana kadar hi&#231;bir fedakarl&#305;ktan ka&#231;&#305;nmayacakt&#305;. 

&#214;yk&#252; bu ya bu s&#305;k&#305;nt&#305;l&#305; g&#252;nlerin birinde piyangodan y&#252;kl&#252; miktarda para vurdu adama. Ben deyim 50 milyar siz deyin 100 milyar (o zaman YTL yoktu, yoksa para hesab&#305;n&#305; biliyorum). Bu paray&#305; bankaya yat&#305;ran adam&#305;n y&#252;z&#252;ne &#351;ans 2. kere g&#252;ld&#252;. &#220;lkede s&#305;k&#231;a ya&#351;anan ekonomik krizlerden birinin sonucunda paran&#305;n de&#287;eri 2 kat artt&#305;. Zevkten g&#246;z&#252; d&#246;nen adam art&#305;k paraya da kavu&#351;unca bir g&#252;n ba&#351;ka bir kad&#305;nla &#231;&#305;kageldi (ger&#231;i paray&#305; bulmasa da ayn&#305; &#351;eyi yapacakt&#305; b&#252;y&#252;k ihtimal).

Ayn&#305; bah&#231;e i&#231;inde 2 ayr&#305; evde kar&#351;&#305;l&#305;kl&#305; ya&#351;amaktayd&#305; art&#305;k 2 kad&#305;n. Biri 30 unda 5 &#231;ocuklu yorgun, di&#287;eri 18 inde gen&#231; bir kad&#305;n. 2 ev aras&#305;nda mekik dokuyan adam sevin&#231;li haberleri arkas&#305; arkas&#305;na ald&#305;. Kad&#305;nlar&#305;n 2 si de hamileydi ve tesad&#252;fe bak&#305;n ki 2 si de pa&#351;alar gibi birer erkek &#231;ocuk do&#287;urdu. Zamanla birbirine al&#305;&#351;m&#305;&#351; gibi g&#246;r&#252;nen bu kad&#305;nlar aras&#305;nda rekabet de son h&#305;z&#305;yla ya&#351;anmaktayd&#305;. Nerden mi biliyorum? Kumas&#305; hamile kald&#305;&#287;&#305;nda esas e&#351;in de k&#305;skan&#231;l&#305;ktan hamile kalmay&#305; becerdi&#287;i s&#246;ylendi. Son 2 &#231;ocu&#287;un cinsiyetini ben de takip edemedim ve toplamda 9 &#231;ocu&#287;u oldu&#287;u duydum bir aralar.. ve film burada koptu.

Ta ki eve en son gidi&#351;ime kadar. Bir g&#252;n adam&#305;n esas e&#351;i 17 ya&#351;lar&#305;ndaki b&#252;y&#252;k k&#305;z&#305;yla bize geldi. K&#305;z&#305;n&#305; okutmak i&#231;in burs bulmaya &#231;al&#305;&#351;&#305;yordu kad&#305;nca&#287;&#305;z her kap&#305;y&#305; &#231;alarak. Anneme sordum bunlar zengin de&#287;il miydi diye. 5-10 sene i&#231;inde adam&#305;n b&#252;t&#252;n paras&#305;n&#305; t&#252;ketti&#287;ini s&#246;yledi annem. &#350;imdi ise k&#305;zlar&#305;n&#305;n kendisi gibi sefalet &#231;ekmesini istemeyen kad&#305;n kap&#305; kap&#305; dola&#351;&#305;p yard&#305;m ar&#305;yormu&#351;. 

Biraz masal&#305;ms&#305; bir kurgusu olsa da anlatt&#305;klar&#305;m&#305;n hepsi ger&#231;ektir ve hi&#231;bir abart&#305; yoktur. &#8220;aaa t&#252;rkiye&#8217;de hala b&#246;yle &#351;eyler var m&#305;?&#8221; diyen olabilir. Cevab&#305;m evet hem de alas&#305; var olacakt&#305;r, lakin g&#246;z g&#246;rmeyince g&#246;n&#252;l bir &#351;ekilde katlan&#305;yor.

S&#246;z&#252;n &#246;z&#252;: memleketi erkekler kurtaracak ne de olsa. O halde erkek olana kadar durmak yok, belinize kuvvet.   
</description>
      <pubDate>Mon, 07 Apr 2008 21:45:02 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1308757-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1308757</link>
    </item>
    <item>
      <title>KEND&#304;NE RAHAT VER BE KADIN!</title>
      <description>&#304;nsan kendine zulmeder mi, kaderini ba&#351;kalar&#305;n&#305;n belirlemesine yumar m&#305; g&#246;zlerini, dik tutmas&#305; gerekirken ba&#351;&#305;n&#305; sebepsiz yere e&#287;er mi, kad&#305;na dair yap&#305;lm&#305;&#351; t&#252;m yanl&#305;&#351; tan&#305;mlara en &#231;ok kad&#305;n &#246;nc&#252;l&#252;k eder mi? 

Kad&#305;n &#246;zg&#252;rle&#351;mesinin &#246;n&#252;ndeki en b&#252;y&#252;k engel erkek de&#287;il yine kad&#305;n&#305;n kendisidir desem ve itham etsem yery&#252;z&#252;ndeki pek &#231;ok kad&#305;n&#305;; 

San&#305;lan&#305;n, inan&#305;lan&#305;n aksine kad&#305;n ne bir &#246;d&#252;l ne de bir cezad&#305;r erke&#287;e. Kad&#305;n ne eksik ne fazlad&#305;r kar&#351;&#305; cinsine g&#246;re; ne erke&#287;in fazlas&#305;n&#305; t&#246;rp&#252;lemek ne de eksi&#287;ini gidermek i&#231;in vard&#305;r.

Ne yemek yapmaya gelmi&#351;tir hayata ne de d&#252;&#351;&#252;n&#252;ld&#252;&#287;&#252; gibi yemek yapmaya yeteneklidir. Temizli&#287;e titiz oldu&#287;u i&#231;in de&#287;il g&#246;revi sand&#305;&#287;&#305; i&#231;in giri&#351;ir d&#246;rt kolla.

Kocalar&#305; ba&#351;tan &#231;&#305;kar&#305;p yuva y&#305;kan olarak lanse edilen de, bak&#305;ms&#305;z oldu&#287;u i&#231;in aldat&#305;lmay&#305; hakketti&#287;i d&#252;&#351;&#252;n&#252;len de kad&#305;nd&#305;r. Kocam&#305; rahat b&#305;rak diyen de, kocan&#305; elinde tutmay&#305; bilseydin diye di&#351;ili&#287;iyle &#246;v&#252;nen de. Aldatmayan erkek yoktur masal&#305;yla kabullenir aldat&#305;lmay&#305; i&#231;ten i&#231;e. 

Karma&#351;&#305;k hele de anla&#351;&#305;lmaz de&#287;ildir kad&#305;n anlamay&#305; bilene. Kendini dolamba&#231;l&#305; s&#246;zlerle ifade etmek, isyan&#305;d&#305;r kad&#305;n&#305;n anlamak istemeyene. 

Boyanmak bizi g&#252;zel yapmaz ama saklan&#305;r yine de kad&#305;n boyalar ard&#305;nda erkek &#246;yle istiyor diye. G&#252;zellik bacak boyuyla do&#287;ru orant&#305;l&#305; oldu&#287;undan beri, d&#252;&#351;&#252;nmeye korkar kad&#305;n &#231;irkin san&#305;l&#305;r vesvesesiyle. 

K&#252;rs&#252;ye &#231;&#305;k&#305;p konu&#351;ur erkekler; derler ki kad&#305;nlara ald&#305;&#287;&#305;m&#305;z &#246;zg&#252;rl&#252;kleri geri verelim. Bu ama&#231;la g&#246;stermelik kad&#305;nlar se&#231;erler, sokarlar medyan&#305;n g&#246;z&#252;ne. Parti ba&#351;kan&#305;, i&#351; adamlar&#305; patronu hatta ba&#351;bakan yaparlar k&#305;sa s&#252;relerle. Hele bir de g&#252;zelse o kad&#305;n, ne dedi&#287;inden &#231;ok bakarlar ne giydi&#287;ine. G&#252;&#231;l&#252; ve g&#252;zel imaj&#305; yaratt&#305;&#287;&#305;n&#305; sanan kad&#305;n bilmez ki o adamlar g&#252;lerler b&#252;y&#252;k bir keyifle i&#231;ten i&#231;e.

Erkekleri 5 kategoriye ay&#305;r&#305;r kad&#305;n ve ona g&#246;re belirler hayata kar&#351;&#305; alaca&#287;&#305; tavr&#305;. E&#287;er d&#305;&#351; g&#252;zelli&#287;i belirleyici unsur olarak bulunmuyorsa ya zekas&#305;n&#305; &#246;ne &#231;&#305;kar&#305;r ya da yapt&#305;&#287;&#305; yemekleri. 

Kafam&#305;za vurulurdu bizim toplum i&#231;inde &#231;ok g&#252;ld&#252;&#287;&#252;m&#252;zde, 14 ya&#351;&#305;ndan sonra &#231;ar&#351;&#305;da gezmek ya da futbol oynamak istedi&#287;imizde. &#350;imdi kimseler vurmuyor kafam&#305;za ama elinde sigara olan bir erkek k&#246;t&#252; k&#246;t&#252; bak&#305;yor sokakta sigara i&#231;ti&#287;imizde. 

Bu i&#351;in olur taraf&#305; yok hi&#231; bask&#305;n&#305;n her t&#252;rl&#252;s&#252;ne boyun e&#287;dik&#231;e, &#252;st&#252;m&#252;zdeki hakimiyete g&#246;n&#252;ll&#252; izin verdik&#231;e. &#304;nanma art&#305;k, kendine rahat ver be kad&#305;n!

</description>
      <pubDate>Sat, 29 Mar 2008 23:26:13 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1279198-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1279198</link>
    </item>
    <item>
      <title>B&#304;R YAZ GECES&#304; R&#220;YASI DESEM, SHAKESPEARE, KIZAR MIYDIN BANA?</title>
      <description>Tatl&#305; bir &#246;&#287;le uykusundan uyand&#305;r&#305;ld&#305;&#287;&#305;mda
Renkli kutuyla gelmi&#351;ti babam evimize.
Mahallece toplan&#305;p t&#252;rk filmi izleme seanslar&#305;
Ba&#351;lam&#305;&#351; oldu b&#246;ylece.
Haftada bir ak&#351;am toplan&#305;p bizim evde,
&#199;ocuklar&#305;n avu&#231;lar&#305; &#231;ekirdek dolu,
B&#252;y&#252;kler g&#246;zlerini bir an olsun ay&#305;rmadan kutudan
Yudumlard&#305; &#231;aylar&#305;n&#305;.

Kollar&#305;m&#305; kavu&#351;turup ba&#351;&#305;m&#305;n ard&#305;nda
Sere serpe uzanm&#305;&#351;&#305;m s&#305;cac&#305;k topra&#287;a.
Ufak bir vi&#351;ne a&#287;ac&#305; var bah&#231;ede 
K&#305;zarmaya y&#252;z tutmu&#351; vi&#351;neleri say&#305;yorum.
Bilmiyorum oysa say&#305; saymay&#305;
&#304;ki, yedi sonra on diyorum.
Bulutlara vi&#351;ne lekesi bula&#351;m&#305;&#351;.
Annem g&#246;rse k&#305;zard&#305; kesin
Nas&#305;l &#231;&#305;kacak bu lekeler diye.

Mahallede fiyaka yapmak t&#252;m derdim.
Toplam&#305;&#351;&#305;m t&#252;m &#231;ocuklar&#305; bizim bah&#231;eye.
Ak&#351;am babam&#305;n bak&#305;&#351;lar&#305; &#246;fke dolu.
Surat&#305;m&#305;n orta yerine yedi&#287;im tokad&#305; hak etmemi&#351;tim.
Bir kusur mu i&#351;lemi&#351;tim.
Vi&#351;ne a&#287;ac&#305; s&#246;k&#252;ld&#252; sonra.
G&#246;ky&#252;z&#252;ne bakmak &#231;ok s&#305;k&#305;c&#305; art&#305;k.
Bembeyaz &#351;imdi bulutlar, 
Bizim evin &#231;ar&#351;aflar&#305; gibi,
D&#252;&#351;lerim gibi,
T&#252;m annelerin istedi&#287;i gibi,
Lekesiz.
</description>
      <pubDate>Mon, 25 Feb 2008 20:21:41 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1178051-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1178051</link>
    </item>
    <item>
      <title>Kieslowski'ye Sayg&#305; - Kukla G&#246;sterisinin S&#305;rr&#305;</title>
      <description>Bir &#231;ocuk g&#246;sterisi, kuklac&#305; bir adam. &#304;fadesi insanlar&#305;nkinden daha ger&#231;ek, tahtadan yap&#305;lm&#305;&#351; bir kukla balerin. Kukla &#246;ld&#252;. Karanl&#305;klar aras&#305;ndan kuklac&#305;n&#305;n y&#252;z&#252; g&#246;r&#252;nd&#252;. K&#305;z, kuklac&#305;yla g&#246;z g&#246;ze geldi. Donuk bak&#305;&#351;l&#305; kuklac&#305; k&#305;za donuk ama davetkar bak&#305;&#351;lar&#305;ndan birini f&#305;rlatt&#305;. Binlerce se&#231;enek aras&#305;ndan kalbine en yarayacak olan&#305; se&#231;ti k&#305;z. 

Tesad&#252;f de&#287;ildi bu se&#231;im. Onu Weronika'ya g&#246;t&#252;recekti. Weronika'n&#305;n Polonya'da bir yerlerde ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;n&#305; g&#246;sterecek tek ipucuduydu ama &#246;l&#252;m&#252;n ipucunu veremeyecekti nihayetinde. Bir film karesine s&#305;k&#305;&#351;m&#305;&#351; &#351;a&#351;k&#305;n bir ifadeyi neden sonra g&#246;rmesine sebep olacak tek eylem Veronique&#8217;in aceleyle otob&#252;se bindirilmesi olacakt&#305;. &#304;&#231; sava&#351; vard&#305; Polonya'da ve turistlerin sava&#351;&#305;n ortas&#305;nda i&#351;i olamazd&#305;. Sava&#351;&#305; en iyi foto&#287;raflar yans&#305;t&#305;rd&#305;. Bu foto&#287;raf ise sava&#351;tan &#231;ok se&#231;imlerin hayatlar&#305;m&#305;zda ne denli &#246;nemli oldu&#287;unu anlat&#305;yordu. Bir anl&#305;k bir &#252;rperti bile nedensiz de&#287;ildi belki de. bir noktada sonlanan bir hayat&#305;n &#252;rpertisi neden bizde ortaya &#231;&#305;kamas&#305;nd&#305; ki. 

Kuklac&#305;n&#305;n &#246;zenle paketleyip g&#246;nderdi&#287;i ayakkab&#305; ba&#287;c&#305;klar&#305; bir kalbin at&#305;&#351;lar&#305;n&#305;n g&#246;stergesi oldu; asl&#305;nda o kalbin d&#252;zensiz at&#305;&#351;lar&#305;n&#305;n. &#304;pin ucundan &#231;ektik&#231;e kuklac&#305;ya yakla&#351;t&#305; k&#305;z. Kuklac&#305; 2 g&#252;nd&#252;r uyumam&#305;&#351; bekliyordu, k&#305;z onu buldu&#287;unda. Ama bekledi&#287;i kuklac&#305; bu de&#287;ildi. adam&#305;n s&#246;zleri kendini bir kukla gibi hissetmesine yol a&#231;t&#305;. Arkas&#305;na sakland&#305;&#287;&#305; kap&#305;n&#305;n cam&#305;ndan kuklac&#305;n&#305;n onun izini kaybetmesini izledi ya da &#246;yle sand&#305;. Ne de olsa k&#305;r&#305;k bir kalbi en iyi bir kukla ustas&#305; tamir edebilirdi.

Kuklac&#305; her kuklas&#305;ndan iki tane yapt&#305;&#287;&#305;n&#305; s&#246;yledi k&#305;za &#231;&#252;nk&#252; g&#246;sterilerde kuklalar zarar g&#246;r&#252;yordu.  Bizim de hayattan zarar g&#246;ren ikizlerimiz neden olmas&#305;nd&#305; ki. Her foto&#287;raf karesine &#231;ok dikkatli bakmal&#305; o y&#252;zden; belki siz de onlardan birinde &#351;a&#351;k&#305;n bak&#305;&#351;l&#305; ikizinizi g&#246;rebilirsiniz. 

- veronique'in ikili ya&#351;am&#305; &#252;zerine-</description>
      <pubDate>Tue, 19 Feb 2008 22:25:04 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1164265-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1164265</link>
    </item>
    <item>
      <title>ey s&#252;permen! geldiysen gir i&#231;eri...</title>
      <description>s&#252;per kahramanlar&#305;n en s&#252;periydi o, en g&#252;&#231;l&#252;s&#252;yd&#252;, &#231;&#252;nk&#252; b&#252;t&#252;n g&#252;&#231;ler onda toplanm&#305;&#351;t&#305;. ona ula&#351;mak, sesini duyurmak hi&#231; de zor de&#287;ildi; zaten hep g&#246;ky&#252;z&#252;nde bir iyilik neferi edas&#305;yla gezinmekte, yard&#305;ma muhta&#231;lar&#305; g&#246;zlemekteydi. ondan haval&#305;s&#305; yoktu zaman&#305;nda..

ge&#231;enlerde s&#252;permen i g&#246;rd&#252;m televizyonda, eser kalmam&#305;&#351; eski ihti&#351;am&#305;ndan. bir kere &#231;a&#287;&#305;m&#305;z&#305;n &#231;ocuklar&#305;na g&#246;re &#231;ok demode kalm&#305;&#351;. Louis Lane e olan a&#351;k&#305; ise olduk&#231;a s&#305;radan.sa&#231; modeli bile ne kadar eski bir s&#252;per kahraman oldu&#287;unu anlatmaya yetiyor..

oysa g&#252;n&#252;m&#252;z kahramanlar&#305; &#246;yle mi? kabul etmek gerekir ki s&#252;per kahramanlar d&#252;nyas&#305;nda di&#351;i hakimiyeti alm&#305;&#351; ba&#351;&#305;n&#305; gidiyor. bak&#305;n&#305;z "selena" ya. yard&#305;ma ihtiyac&#305;n&#305;z olmasa bile onu &#231;a&#287;&#305;r&#305;p s&#252;per dekolte k&#305;yafetlerine bakmak bile insan&#305;n i&#231;ini a&#231;&#305;yor. son derece seksi &#252;st&#252;ne &#252;stl&#252;k sevecen; moday&#305; yak&#305;ndan takip ediyor ve gardrobu &#231;ok geni&#351;..ayr&#305;ca elele tutu&#351;up 3 kere "selena" demeniz yeterli ona ula&#351;mak i&#231;in..

ne var ki yetimhanedeki gariban &#231;ocuklar bak&#305;c&#305;lardan dayak yediklerinde, elele tutu&#351;up "selena" y&#305; &#231;a&#287;&#305;rd&#305;klar&#305; zaman nedense duyan olmam&#305;&#351; bu &#231;a&#287;r&#305;y&#305;, gelen giden olmam&#305;&#351; hi&#231;.

evet ben de k&#252;&#231;&#252;kken s&#252;permen e &#246;zendim, onun gibi u&#231;may&#305; istedim ama onun yard&#305;m&#305;na ihtiya&#231; duymad&#305;m hi&#231;. kimsesiz &#231;ocuklar&#305; selena dan medet umacak hale getiren bu ac&#305;mas&#305;z yeti&#351;kinleri nimet &#231;ubuk&#231;u yerine daha &#231;ok i&#351; yapaca&#287;&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nd&#252;&#287;&#252;m s&#252;permene havale ediyorum.

bu yaz&#305;y&#305; nas&#305;l oldu da bu &#351;ekilde ba&#287;lad&#305;n diyecek olanlar&#305; da selenaya havale ediyorum..
</description>
      <pubDate>Fri, 08 Feb 2008 17:18:29 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1137480-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>houseofholy</author>
      <link>http://houseofholy.sosyomat.com/blog/1137480</link>
    </item>
  </channel>
</rss>
