tutunamayanlar okuyup (okumaya çalşıp diyeyim) popülist tutunamayan ayağına yatmadan önce şu kitabı bir okuyun kardeşim,türk romanının ilk tutunamayanı raif efendi'yi bir tanıyın.
sanki beni anlatıyor dediğin kitaplar vardır ya... hani yazar senin hayatını dikizlemiş gibi hissedersin kendini oysa alakası yoktur... işte öyle kitaplardan biri.. müthiş.
insanları gözlemlemekte ne kadar başarılı bir yazarmış sabahattin ali
ve yaptığı tasvirlerin uzunluğuna rağmen asla bezdirmeyen,aksine daha çok merak uyandıran sürükleyici üslubu takdire şayan..
naif insanları konu alan yazarları çok seviyorum ve sabahattin ali sanırım kendi zayıflık,kırılganlık ve hassasiyetlerini birebir yansıtmış bu kitaba o yüzden daha da sevdim kendisini
bu kadar geç keşfettiğim için pişmanlık duyuyorum..diğer kitaplarını da okuycam mutlaka..
böyle bi kitabı ben yazmak isterdim
son sayfalarda göz yaşlarımı tutamıyarak okuduğum ve uzun bır süre etkısınden kurtulamadığım harıka bır kıtap.. tavsıye ederım.
aşkta kavuşamamanın en güzel hali..
kürk mantolu maradona'nın kattığıdır kendileri;)..
bir insan bir insana herhalde yeterdi...
Hayat neye yüklediğinize bağlı ? Belki bir tabloya belki bir insana ...
Sabahattin Ali'yi saygı ve rahmetle anıyorum ...
Bu eseri sözcüklere indirgediğimde:
acı, pişmanlık ve zamanı geri döndürememenin zavallılığı
öte yandan
sabır, gurur ve aşk
bazı insanların neden yaşadığına akıl erdiremeyiz. bazı insanlar o kadar sıradan ve basit görünürler ki, nefes almaları bile gereksiz görünür. kitabın giriş bölümünde yer alan ve zaman zaman hepimizin kafasından geçen bu düşünceler nihayetinde bizim algılama gücümüzün ne kadar sınırlı ve zayıf olduğunun göstergesi. bütün susuşların vardır bir sebebi.
sabahattin ali'nin sadeliğiyle, anlatımıyla derin izler bırakan bu uzun öyküsü gerçekten de insan hayatının akışını değiştirebilecek nitelikte bir eser.
Sabahattin Ali'nin romanları arasında en beğendiğim kitaptır.
çok hoş bi kitaptı hakikaten.değişik bi duygu barındırıyo içinde
ilk başta isim olarak lüzumsuz bir adam'ı düşündüğü ve belleğim beni yanıltmıyorsa yarım kalmış bir sabahattin ali romanı.
arka kapak ' Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz '
sabahattin ali'nin tahrip gücü yüksek ve okuyucuda muhakkak infila yaratan romancılğını veya kürk mantolu madonna'nın artık edebiyat terminolojisine terim olarak girmesine neden olacak müthiş kapsamını bu etiketin altındaki herkes biliyor muhakkak..ancak ben buna aşk demem arkadaş..tersim pistir, ısrarcı olmayın..aşk gücünü niceliğinden değil niteliğinden alır..duyguların kendisi değil, yaşanma şekli aşkı efsunlayandır...sonuçta rüzgarın ne kadar güçlüyse suların da o kadar kabarık, o kadar korkutucu ve o kadar hayranlık uyandırıcı olacaktır..raif efendi tüm erdemlerine rağmen kötü bir aşık hatta aşka olan saygısızlığından ötürü kötü bir adamdır..(hött..itiraz yok)..aşık bence maria puder'dir...o da tüm kahramanlar gibi kötü bir sona meyil vermiştir elinde olmadan...bakın hatırladım sinirlendim gene..tövbe tövbee...
kitabın ne denli takdire şayan olduğunu ve sabahattin ali'nin müthiş kafaya vurma, insanın gözünün içine soka soka ve muhakkak son derece zarif bir şekilde derdini anlatma yeteneğini bu etiketin altındaki herkes biliyordur sanırım, tekerrüre lüzum yok..ancak ben raif bey' e kızgınım arkadaş..yemin billah affetmem..saygı duymuyorum, kimse itiraz etmesin, tersim pistir...evet sükünet ve sakinlik kıymet gören meziyetlerdir ama aşka yakışmaz! olmaz! orda bir aşık varsa o da maria puder' dir...aşk gücünü niceliğinden değil niteliğinden alır...rüzgarın ne kadar güçlüyse suların o kadar dalgalı, o kadar engel tanımazdır...nitekim dedim ya..sabahattin ali'nin usta romancılığı işte..bu çelişkiyi içinde barındıran bir karakter dizgesiyle, okuyucuda her açıdan infila yaratmayı başarmış...güzel insan sabahattin ali..ismi bile ne güzel değil mi..
kısa filmini çekecekmiş birisi diye duydum..
okunası kitap fakat kim öyle aciz bi aşka sahip çıkar?ben değil..
Ders alınacak kitap
bitince tadı damağında kalan cinsten