YAZMIŞ BULUNDUM

blog'a geri dön

43 yorum var - 06 Temmuz 2008 18:41

Sabaha karşı tam uykuya dalmak üzereyken beynime giren dayanılmaz sancılardan sonra kimliksiz onlarca cümle doğurdum.. ardarda doğdular yine de hiçbiri birbirine benzemiyordu.. hemşire üstlerindeki kanları çabucak temizledi ve hepsini bir anda kucağıma verdi.. Bedeni kıpırdamayan sadece gözlerini hareket ettirebilen bir felçlinin şaşkın bakışlarına sahiptim çünkü hepsi de yaşıyordu ve o kadar canlıydılar ki heyecandan duvara yaslandım.. istemiyorum dedim korkuyla.. gün içinde uğradığım sayısız zihinsel tecavüzün ürünüydü onlar…

Yine de anne olmak güzel olmalıydı..
Bilmem, ben hiç anne olmadım..
Sadece yeni doğanlara yol açan bir tünel kazıcısı, elinde levye bir hapishane kaçkınıydım.

Bir anda yataktan fırladım, benim olmayan duyguları nüfusuma geçirmemdi istedikleri..
İstemiyorum diye bağırdım hemşireye 3 kez çığlık çığlığa..
İstemiyordum..

Elime geçirdiğim ilk nesneyi kapının camına fırlattım, kırıkların yerde dağılışını izledim..
Nasıl da biçimliydi her bir parça..
Gözüme kestirdiğim en büyük cam parçasını alıp boğazıma dayadım..
Eğer hepsini çarşafa sarıp camdan atmazsa boğazımı keseceğimi söyledim..
Bir an gözlerim yerdeki kan damlalarına takıldı, sonra karnımdan süzülen kanı gördüm..
Karnıma saplanmış parça, hiç acımıyordu ama..

Bunun adı korku olmalıydı; kendinden, doğurganlığından, heyecanından hatta soluğundan..
Garip dedim…

Yatakta beni bekleyen yarı kanlı her bir cümleyi görmek istiyordum şimdi; bir hamlede hepsini kucağıma alıp, cinsiyetlerine bakmadan onlara isim vermek; büyüdüklerinde hepsini bir tımarhaneye kapatıp her ayın ilk perşembesinde mor çiçeklerle ziyaretlerine gitmekti tek isteğim artık.

Olmadı, mor çiçekler çok pahalıydı ve ben perşembeleri çalışmak zorundaydım.

bu mor yazı senin renkli dünyana yazıldı...

her kelimesi bir infilak arefesi hayattan düşülmüş cümlelerinin

Karockedy  06 Temmuz 2008 18:55  

daldan topladım hepsini düşmelerini bekleyemedim ne yazık ki..

houseofholy  06 Temmuz 2008 18:57  

kendime senden yazı sipariş edeli asır oldu ya!
neyse, başkaları adına sevineyim:)

engelskirchen  06 Temmuz 2008 19:38  

kelimelerimiz;sahip çıkmalıyız onlara
yoksa tıngır mıngır fıratların ağzında üvey evlat muamelesi görüyo garipler

samaraa  06 Temmuz 2008 19:58  

iki sene önce dağdan iki küçük kök mor menekşe söktüm.eve geldim diktim saksıya sonra daha büyük saksılar daha büyükkkk...Hiç açtıramadım sevdim kızdım dil döktüm konuştum..yokk...bir tanecik mor menekşe vermediler bana..
nasıl allahım diyorum nasıll nasıl yapabilirim,perşembe çalışmayabilirim örneğin ben ama mor menekşeler bana küskün...özyurtlarından koparılmış adı yasak dili yasak tüm morlar gibi bana küskün..
ah güzel dostummm
senin çocukların veledi zina olsa da,sen onlara kızsan da benim kalbim onları kederlere onaracak bir göçebe kalbidir...
şimdi söyle
çocuklarınsa emanetin bana iki yıldır açtıramadığım menekşelerim gibi sabırla annelik ederim...
yok cümlelerinse bana verdiğinn,,
sanırım her perşembe mor menekşeler bekleyeceğim...
sevgimle...

***çok duygulandım, hayatı küçük fırça darbeleriyle boyaman ne güzel, anlamlandım inan anlamlandım...
öperim gözlerinden..

gebereotu  06 Temmuz 2008 20:10  

house, günden güne daha iyi yazıyorsun. seyrini izlemek pek hoş:)

minnie mouse  06 Temmuz 2008 20:24  

elimde büyüdü. emekli olunca kavuğu kendisine vereceğim:)

engelskirchen  06 Temmuz 2008 20:28  

koşaradım kaçtığım tımarhaneden, akıllılar mezarlığına vardım. beynimde doğum sancılarıyla mezarlık bekçisini ebe yaptım.elimdeki kazma kürekle akıllıları birbir mezarlarından çıkardım. dünya böyle daha eğlenceli olacak dedim, uzaklaştım.

ahurani  06 Temmuz 2008 20:29  

biz bi hayrını göremedik engels):

minnie mouse  06 Temmuz 2008 20:29  

ben, kavuğu senden aldım diye hatırlıyorum:)

engelskirchen  06 Temmuz 2008 20:31  

yok yok, benim hiç kavuğum olmadı.
akşam akşam hüzünlendim:)

minnie mouse  06 Temmuz 2008 20:34  

allah hep naif hüzünlenmeler versin böyle, ne denir başka:)

engelskirchen  06 Temmuz 2008 21:07  

amin diyeni de var amen diyeni de.
biz boşver diyelim, boş olsun:)

minnie mouse  06 Temmuz 2008 21:09  

değerli yorumlarınıza teşekkür ederim, sanırım birbirimizden çok etkileniyoruz :)

houseofholy  06 Temmuz 2008 22:32  

size baktıkça düzgün bir insan olma meylim kabarıyor:)

engelskirchen  06 Temmuz 2008 22:33  

sen düzgünsün zaten engels sadece hepimiz gibi senin de hataların var, hepsi bu..

houseofholy  06 Temmuz 2008 22:35  

bir çeşit peygamberim işte:)
neyse, şu benim yazı ne oldu housie:)

engelskirchen  06 Temmuz 2008 22:41  

İstemsiz bir ton cümleye gebe kalmak..kucağına verilmeden düşük yapmak düşleri ve anlamsız bir ton cümleyi bir arada ayrık tutabilmek bazen..
Ah bu ben değil miydim?...işitir gibi oldum okurken...iç sesim yüzüme tükürdü bir an..
Tüm bedenine sağlık, oluşumuna sebep olduğu için.

esocan  06 Temmuz 2008 22:45  

esocan, çoğu zaman ortak düşünüp, benzer düşler kurup, sadece farklı bir ağızdan yazıyoruz..

houseofholy  06 Temmuz 2008 22:49  

Aynı çuvalda aynı renkteki pirinç taneleriyiz kimisinde siyah nokta var kimisi yamuk yumuk ama pirinç işte...haşlandığında yumuşayan :)

esocan  06 Temmuz 2008 22:52  

ve engels sana olan sözümü de geç de olsa tutacağım, sanırım unutmuşum :)

houseofholy  06 Temmuz 2008 22:55  

ya da bir kavanozdan dışarı çıkmak için zıplayıp duran bezelyeleriz. aynı anda yeterince güçlü zıplarsak kapağın açılacağından eminim :)

houseofholy  06 Temmuz 2008 22:58  

önce soğukların kendisi üşür
sonra bizlere duyururlar varlıklarını...

düş dünyanız üşümesin...

gezgincenah  06 Temmuz 2008 23:11  

düş dünyamız üşümüyor hiç, hep canlı ve de kıvrak.. yaşamaya iten de o bizleri, sağolasın..

houseofholy  06 Temmuz 2008 23:13  

korku tuhaftır çok ve hayatta neden korkarsak gelir üstümüze, bulur ve yapışır ya..bi sonraki adımı korkularından emin olmak..korkularla emin olarak yepyeni öyküleri doğurmak üzere :)) eline sağlık canım..

stargazer1974  07 Temmuz 2008 00:58  

sağolasın stargazer,
her doğum korkuyu getiriyor zaten yanında,
ne kadar reddetsem de benim o..

houseofholy  07 Temmuz 2008 01:06  

yeniden dile getiriyorum ben de istiyorum

bir mısranın içinden bir başkası geçerken bir başkası geçsin istiyorum

ukumi  07 Temmuz 2008 02:17  

ukumi, sırada engels var..
ona sözüm çok eskiden kalma..

houseofholy  07 Temmuz 2008 02:30  

peki eyvallah ama engels e yazdığını sadece okuyacağım beğenirsem puan vereceğim puan verdiğimde anla ki ben de istiyorum

ukumi  07 Temmuz 2008 02:33  

peki sana yazdım diyelim, ya beğenmezsen, sırf sana yazıldı diye yine de puan verecek misin :)

houseofholy  07 Temmuz 2008 02:34  

tabiki de hayır

ukumi  07 Temmuz 2008 02:36  

mor çiçekler için sponsor olasım var..anne yüreği işte:)

lostmentality  07 Temmuz 2008 21:03  

çok ihtiyacım var lostmentality, bir de perşembeleri beni idare edecek birini bulursam oldu bu iş :))

houseofholy  07 Temmuz 2008 21:17  

engelskirchen  07 Temmuz 2008 21:21  

işte bunlardan istiyorum lostmentality, engels in fotosundakilerden..

houseofholy  07 Temmuz 2008 21:24  

olmuş bil:)

lostmentality  07 Temmuz 2008 23:28  

Uzun zamandır kaleminin seyrindeyim holy. İyi bir kalemin var. Ben de senden bir yazı isteyecektim kendim için;) Fakat bunu yapmak yerine, ben bir yazımı sana ithaf edecem...;)

neyzengibi  08 Temmuz 2008 19:26  

sağolasın neyzengibi,
bak herkes sırayla yazı istiyor ama kimse benim için yazmayı düşünmemişti..
çok sevinirim :))

houseofholy  08 Temmuz 2008 22:05  

o cümleler bir araya gelip yazı oluştursalar? zor, kötü.
çok sevdim yahu, güzel oldu.( baba zula nın kısaltmalar ındaki ton ve söyleyiş şekliyle :])

beatiik  10 Temmuz 2008 14:29  

beatiik, senin de güzel yazılarının devamını bekliyorum..

houseofholy  10 Temmuz 2008 16:04  
bu yazıya puanı basanlar: