YAZMIŞ BULUNDUM34 yorum var - 02 Temmuz 2008 23:16Taş plak dinlermiş gibiyim, hışırtılar arasında Ayten Alpman söylüyor: “kim bilir kim var yanında?” Sonra yine kendisi cevap veriyor: “o giderse bile ben varım yanında.” Ne var sanki, yalansa yalan.. Söz verdimi bir kere tutmak gerek; zaten sözden başka neyimiz var ki verilecek…Belki bir selam, 3-5 kuruş da borç.. Şimdi ödüyorum borcumu cümlelerle, tutuyorum bak sözümü.. Saatlerin güneşle belirlendiği, zamanın ışığa muhtaç olduğu; yakın sayılabilecek ama her daim uzak kalacak; el değmemiş ama fazlaca dolu insanla; iç içe ama içi hep dışıyla dolu; yüz yüze ama yüzü hep gökyüzüne doğru.. Bugün Simone de Beauvoir’ı gördüm otobüste. Anlatacaklarım vardı ona ama başını kaldırmadı sayfalardan.. Neyse dedim, zaten ben de otobüse hiç binmemiştim… Duvarda çikolata lekesi vardı, kokladım gerçekten de çikolataydı ama ben bugün hiç çikolata yememiştim.. Tanımıyorum seni..Kimin çocuğusun sen, kimin annesi.. Okudukların sadece yankı yapıyor kulağında biliyorum…İstersen devam etme okumaya ama seni temin ederim bunlar anlamsız değil sadece parçalanmış paragraflar… Yeni bir yüzyılın eşiğinde katıldığımız her şiir yarışmasında ikinci olmak kaderimiz…Tüh be yine ucundan kaçırdık.. Kadınlar vardı bir zamanlar, öylesine kırılgan, öylesine ağlamaklı; yarı açık göğüsleri gökyüzüne doğru sarkmış.. Sevgi değil istikrardı aradığımız…Evli kalmaya, inançlı olmaya, iyilik dilenmeye, beklemeye devam etmektir istikrar… Bir öpücüğün veremediği her şeydir istikrar… “Benim kalbim bir kerhaneden daha çok odaya sahip, ricardo”. Hayatımdan uzak durun, dokunmayın, her yerim kırılıyor.. Yaşlı insanlar aşk mektupları yazmaz, evlenmez sadece kırılır… Gençler de mektup yazmaz, ama onlar kırılmaz sadece dokunur.. Koklama sakın, bugün kırılmış bir kadın gibi kokuyorum ve bu koku geçmeyecek uzunca bir süre.. Minnie mouse’a "zaman geçtikçe sayısı azalan, minnie mouse 02 Temmuz 2008 23:21bu blogda hiç yorum yapmama kararı almıştım ama senin için bozdum sessizliği minnie.. houseofholy 02 Temmuz 2008 23:26Masal nedir houseofholy? minnie mouse 02 Temmuz 2008 23:29minnie, verdiğim sözde parlak ışıklı bir kız vardı.. belki hala var, sen ne istiyorsan o var :) houseofholy 02 Temmuz 2008 23:31Aramadım da hepsi önüme sunulmuş gibi:) minnie mouse 02 Temmuz 2008 23:36bacımm fanatiğinim tak tak takip ediyorum peşindeyim ben de isterim:)))) gebereotu 03 Temmuz 2008 00:33ama sana çok renkli bir blog hazırlayacağım.. gebereotu düşler aleminde gibi bir havası olacak.. houseofholy 03 Temmuz 2008 00:45gizleyeyim kendimi acık dertli,derin bölee sofistike ,ağır görüneyim istiyorum ama rengimi belli ediyorum başaramıyorum bacım kanımca:)))) gebereotu 03 Temmuz 2008 00:49bir günde 2 söz fazla olur bence.. gebereotunun blogunu yazayım sözü orda istersin :) houseofholy 03 Temmuz 2008 01:01tutulan sözlerle bezenen güzellikler içinde bir masal biliyorum.. umut.. sijevis 03 Temmuz 2008 01:02isteğini zamanı geldiğinde duyuracağını söylersen gargameli bile görebilirsin.. houseofholy 03 Temmuz 2008 01:08gargamel deyince nasıl sevindin biliyorum.. o da seni görmeye can atıyor :) houseofholy 03 Temmuz 2008 01:11demlene demlene bir 'hal' olan ve yenilerine gebe, doğurgan, isyanında kırgınlıklarından ziyade güçsüzlüklerine atıfta bulunan, kendisiyle meşgul, müdehale etmekle kalmayıp, müdahil olan..'o' işte.. gören gözler anla(r)tır. ahurani 03 Temmuz 2008 01:31ne güzel anlatmışsın ahurani, teşekkür ederim.. houseofholy 03 Temmuz 2008 01:39sen hep sözündesin zaten geğil mi... güzel arkeadaşım, sözünü özlediğim dostum... kırılganlığından kokan benim özlediğim dünya kırılganlığından yunduğumuz günahkar geçmişimiz... ve birgün bu hayat elbet güzelleyecek kendisini bizim sözcüklerimizle... Ez Qizilbasim 03 Temmuz 2008 03:30john rossum okudum tabii... gerçekten güzel olmuş çok beğendim.. bittersweett 03 Temmuz 2008 13:07sana inanamıyorum bebeğim benim şiirlerimle bu saçma bloğu bir tuttun(ben okumadım) john ross 03 Temmuz 2008 13:10Hayat , bir şifa verme çabasıdır ...Kendimize , ötekine , berikine ...Yaşamak adına yaşamaktan uzak olmanın hazzına varmak kolay iş değil ... Ercestbeau 03 Temmuz 2008 14:57ısırmadan tadına varmak, uzak durup yanında olmak gibi.. hayat çok çetrefilli.. houseofholy 03 Temmuz 2008 15:02kırılmış kadın kokusu çağırır bütün şeytanları Tatar Ramize 03 Temmuz 2008 15:04Söz verdimi bir kere tutmak gerek. Siz ne kadar dürüstsünüz?... ... vercingetorix 05 Temmuz 2008 18:52bu yazıya puanı basanlar:
|