YAZMIŞ BULUNDUM

blog'a geri dön

34 yorum var - 19 Haziran 2008 19:04

Bu yazının ortaya çıkmasında katkısından dolayı ye teşekkür ederim.. senin olsun bu yazı sevgili lostmentality..

Kapıyı çekip çıkarken bir kez daha baktı duvarlara, camlara, masanın yanında duran küçük kavanoza, teki kaybolmuş terliğine, rafları dolduran kalın kitaplarına….
En çok da okuyamadığı kitapları ardında bırakmaktan üzüntü duydu…. Döner belki geri kitaplarını özlerse….Mor ojelerini sürmüştü yine, en sevdiğini….Kırmızıyı halının kenarına bırakmıştı….
Giderken en sevdiklerini alırdı yanına. En sevdiği oje, kitap, ayakkabı, elbise, film, çakmak, toka, çorap, kalem ve defter.. En sevdikleri yanında olsun ki bıraktıklarını özlemesin..

Tam kapıyı çekmek üzereyken en çok sevdiği şeyin yanında olmadığını fark etti…İçeri girmekten korktu ki zaten zorlukla çıkabilmişti..ama o olmadan giderse muhakkak almak için yarı yoldan dönecekti…Hadi artık karar ver dedi.. Vakit kaybıydı düşünmeye harcadığı her an…

Komşusunun açık penceresinden gelen yemek kokusunu içine çekti….Galiba bu kokuyu özlemeyecekti, özlememişti hiçbir ayrılığında….

Osmanlı motifleriyle süslü duvar halısına takıldı gözü.. Yıllardır bu evde onunla yaşayan..Yatağın duvar tarafında olmayı sevdiği için, kavga etmeyi sevdiği için, sırtını dönüp uyur numarası yapmayı sevdiği için, uyuyor numarası yaparken bu halıyı seyrettiği için, gözünü kapattığında bile en ince ayrıntısına kadar hatırladığı için yokluğunu hissetmediği tek şey bu halı olmuştu..

Ellerinde kahve fincanı olan üç cariye karşılıklı gülmekteydi birbirine.. Çok keyifli bir sohbetin yanında içilen kahve gibi karanlıktı dışarısı..İçeride ise yanan gaz lambası ışığında üç cariye, ağızlarını örten incecik ipek örtülerin arkasından sarayın gizli haberlerini güya fısıldaşarak ama gülümseyerek birbirine aktarıyordu…Cariyelerden biri mor bir örtüyle kapatıyordu ağzını.. En çok onu severdi bu benzerlik yüzünden….

Saatine baktı, gece yarısı olmak üzereydi.. Biraz daha oyalanırsa gitmek için geç kalacaktı..Yatağın üzerinde onu gördü, her gidişinde geri dönmesini sağlayan şeyi..Acele etmeliydi..Hızlı adımlarla içeriye girdi ve yatağın üzerindeki anahtarı aldı.. En sevdiği şeyi..Ardına hiç bakmadan kapıyı çekti..

Her gece sigara almak için bakkala giderken yaşadığı bu duygu yoğunluğunu ne çok sevdiğini bir kez daha fark etti..Ellerini cebine sokup koşar adımlarla 200 metre ötedeki bakkala yöneldi..

Komşusunun açık penceresinden gelen yemek kokusunu içine çekti….Galiba bu kokuyu özlemeyecekti, özlememişti hiçbir ayrılığında….

dharma bum  19 Haziran 2008 19:06  

keşke özleyeceğimiz tek şey yemek kokusu olsaydı :)

houseofholy  19 Haziran 2008 19:09  

özlenmeyen tek koku yemek kokusu sanırım..acı veren bi sürü kokudan sonra..

sweet drop  19 Haziran 2008 19:11  

bir yerlere sinmesin yeter o kokular.. unutması kolay olsun mümkünse :/

houseofholy  19 Haziran 2008 19:15  

aslında koku uçan bişiydir..ama bu etkisin göstermediği tek yer bizde bıraktığı izdir..

sweet drop  19 Haziran 2008 19:24  

kokunun izi,
sevdim bunu sweet :)

houseofholy  19 Haziran 2008 19:27  

teki kaybolan terliğinle gel bana holy hanım...

elestirel  19 Haziran 2008 19:29  

tek terlikle biraz zor olur gibi :)

houseofholy  19 Haziran 2008 19:32  

sen gel, ben sana yeni terlikler alırım...

elestirel  19 Haziran 2008 19:34  

hmm anahtar.. gerisini bekliyorum!

NinjaOlamayanKaplumbagalar  19 Haziran 2008 19:37  

ninja, ben aslında sonunu esprili bitirmek istedim.. ama galiba anlaşılmadı :/

houseofholy  19 Haziran 2008 19:41  

mor olsun terlikler..

houseofholy  19 Haziran 2008 19:42  

anladım..
ama anahtar sonu iyi olmuş..
o yüzden diyorum ya gerisini bekliyorum diye:)

NinjaOlamayanKaplumbagalar  19 Haziran 2008 19:42  

en güzel mor terlikler senin olsun...
saraydan kız kaçırmaya geldim holy hanım...
o sırada terliğinin teki kaybolduysa, bunun suçlusu kim?

elestirel  19 Haziran 2008 19:42  

sağolasın ninja,
bir yerlere gidemeyince ben de bakkala gidiş olayını duygusal hale getireyim dedim :)

houseofholy  19 Haziran 2008 19:45  

suçlu benim selo bey,
terliğine sahip olamayan hatun olur mu :/

houseofholy  19 Haziran 2008 19:45  

boş ver, üzerime basarsın.

engelskirchen  19 Haziran 2008 19:46  

sonu daha dramatik olmuş ama bakkal kapanmadıysa sorun yok sigarasız kalmak kötüde:/

NinjaOlamayanKaplumbagalar  19 Haziran 2008 19:47  

misal ben şimdi sigarasız kalmak üzereyim.. son sigaramı az sonra keyifle tüttürürken, güzel evime veda konuşması yapacağım :)

houseofholy  19 Haziran 2008 19:48  

daha yeni yemek yapmışım ve yaptığım yemek kokusu komşuma gitmeyecek ve o bunu özlemeyecek;keseriim öyle komşuyu...:)

dharma bum  19 Haziran 2008 19:50  

olur efendim, adı holy hanım ise olur...
ben seni saraydan kaçırırken terliğine sahip olman beklenemezdi, çünkü acelemiz vardı.
sanki bir de böyle masal vardı.

elestirel  19 Haziran 2008 19:51  

dharma, ne pişirdin, hakkaten merak ettim :)

houseofholy  19 Haziran 2008 19:53  

bu başka masal :)

houseofholy  19 Haziran 2008 19:58  

börülce ve yanında cacık,biber közlemesi:))

dharma bum  19 Haziran 2008 19:59  

dharma, harikasın vala, biber közlemesi ne güzel olurdu şimdi :)
geldi kokusu..

houseofholy  19 Haziran 2008 20:00  

da çatı katı ve denize 1oom uzaklıkta offffff ne keyifliydi :)))..
baharım bilir tuğçelerin evini:)

dharma bum  19 Haziran 2008 20:01  

bahar biliyor da bizi hiç davet etmiyor :/

houseofholy  19 Haziran 2008 20:02  

kuzum fırsatın oldugu zaman çıkgelde bi bak bakalım o koku özlenir mi?özlenmez mi?

dharma bum  19 Haziran 2008 20:04  

anlamlı bi 200 mt kısa vadede olsa...

PUDUHEPA  19 Haziran 2008 20:13  

senin yemek kokun özlenmez mi,
ben komşumunkini özlemem :)

houseofholy  19 Haziran 2008 20:13  

dedim ya uzun ayrılık yapacak güç olmayınca, böyle kısa mesafelere de anlam katmak gerek galiba..

houseofholy  19 Haziran 2008 20:30  

eğer sosyomat teknolojilerine biraz daha vakıf olsaydım o halıyı burda ayaklarına serecektim .ama olmadı işte napalım:) teşekkürler sevgili house ve eline sağlık .

lostmentality  19 Haziran 2008 22:03  

Duvarların gölgesindeydi , hayali saklı, gülüşü kapalı ...yaprağı kurumaya yüz tutmuş , fotoğraf ...

Ercestbeau  21 Haziran 2008 17:45  

tüm gitmeler birer eksilmedir yüreğimde..yüreğim;eksik ve seyrik,yüreğim;ardında kaybolmuş bakışları bırakacak kadar mahsun...

feelandlive  21 Haziran 2008 22:55  
bu yazıya puanı basanlar: