YAZMIŞ BULUNDUM14 yorum var - 21 Mayıs 2008 23:23Hafifçe yerden yükselirken uçabildiğini gördü. Yıllarca nasıl olup da bunun farkına varamadığını düşündü. Oysa iki ayağını aynı anda kaldırmaktan ibaretmiş uçmak dedikleri. Koşar adım gitmek gibi bir şey bu dedi kendi kendine ama yorulmuyor bedenin. Kollarını iki yana açtı son raddeye kadar; gözleri kapalıydı hala. Yanı başından bir kuş sürüsünün geçtiğini sandı. İnatla koluna dokunuyordu bir nesne. Gökyüzünde olduğuna göre bu ancak yanından geçen bir kuş olabilirdi. Gözlerini açtı. Bir cep telefonuydu koluna dokunan, ekranındaki ışık yanıp sönüyordu hiç durmadan. Ne işi vardı telefonun gökyüzünde ama şaşırmadı. Telefon inatla kolunu çekiştiriyor ışığını yakıp yakıp söndürüyordu. Uzaktan bir ses duyuldu o sırada. Çocukları derse çağıran bir okulun zili gibiydi bu ses ve o kadar ısrarlıydı ki hangi taraftan geldiğini anlamak için başını yeryüzüne çevirdi. Yatağından fırladı aniden. Telefon çalıyordu kim bilir kaç zamandır. Eski bir arkadaş arayan. - efendim Görüşürüz mü demeliydi acaba telefonu kapatırken. Daha önce kimse öleceğini söylememişti ona. Nasıl veda edileceğini bilmiyordu. Gökyüzü bir haberciydi bu kez, kötü bir haberci. Sigarasını yaktı. Yüzünü yıkasa belki kendine gelecekti. Yıkamadı. Dışarıya attı kendini. Eskiden de böyle soluk yeşil miydi ağaçlar. Ya gökyüzüne ne demeli. Tadı kaçmış bir mavi. Suratsız mıydı insanlar hep böyle. Yürüdü. Yürüdü. Kendini cenazede düşündü. Daha önce hiç cenazede bulunmamıştı. Cenazede nasıl davranılır bilmiyordu. Ya aniden gülme krizi geçirirse sinir bozukluğundan. En iyisi hiç gitmemek diye düşündü. Ey hayat hiç adil değilsin. Söyle, işine gelmiyor değil mi sesimi duymak? çoğu zaman öyle aslında... hiç farketmedin mi... bir yerde lokanta ya da fast food mekanlarında cam kenarına otur ve izle dışarıya... aç gezen bir kaç çocuk mutlaka takılacaktır gözüne ve ellerinden annelerini tutmuş şımarıkça salınan başka çocukların pek da fazla olmayan uzağında... hayat adil değil... sniles 21 Mayıs 2008 23:42Ben ol da bil dese, O olunabilir ve bilinebilir mi acaba hissettikleri...? elestirel 21 Mayıs 2008 23:44aynen öyle elestirel. birinin yerinde olmak, tarif edilemeyecek duyguları anlamak mümkün değil.. houseofholy 22 Mayıs 2008 00:01sniles elbette ki öyle ama azıcık farklı bir yönünden bakmak istedim olaya.. houseofholy 22 Mayıs 2008 00:02yoo sana katılıyorum kesinlikle... işin özünde ikimizde aynı düşünüyoruz... adil değil hiç bişi... lanet okumak isyna etmek gelio yaşadıkça... sniles 22 Mayıs 2008 00:34hayatın adil olmaması hayatın olağan bir hali ama hayatın adil olmadığını söyleyenlerin adil olmamaları ise hayatın adil olmamasından daha adi. yoksa hayat adil olsa ne olur, olmasa ne; eşyanın tabiatı denir, geçilir. engelskirchen 22 Mayıs 2008 04:34duymak asla işine gelmez; hep duymuyormuş ayaklarında... GHOSTGIRL 05 Haziran 2008 20:58bu yazıya puanı basanlar:
|